Spor

Ali İtak - 15 Ekim 2011

Kolunda Hazreti İsa dövmesi bulunan Pino, eşiyle birlikte kısa kollu tişörtle yolda yürürken, Suudi polisler tarafında karakola götürüldü.Neye uğradığını şaşıran Pino, gözaltı nedeninin dövmeleri olduğunu da karakolda öğrendi.

Polis aracında, eşiyle beraber bir süre Al Nasr yetkililerinin gelmesini bekleyen Pino daha sonra serbest bırakıldı. Adeta çileden çıkan Pino’nun eşi bir an önce Suudi Arabistan’ı terk etmek istediğini söyledi. Kolombiyalı futbolcunun kollarındaki Hazreti İsa figürlü dövmeler yüzünden gözaltına alındığı açıklaması resmi olarak yapıldı. İslam polisi, Suudi Arabistan’da kollarında dövme bulunan futbolcuların uzun kollu forma giymek zorunda olduğunu bildirdi.

Peki Pino bu dövmeyi nerede yaptırmıştı.?

İstanbul’da.

Bu olay bize gösteriyor ki; elimizdeki özgürlüklerin ve bunların hayatımıza kattığı değerlerin kıymetini bilmeliyiz. Bu özgürlüklerin kıymetini bildikçe ve bunları yaşayarak ne kadar değerli olduğunun farkına vardıkça daha da fazlasını istemeliyiz.

Çünkü biz Suudi Arabistan veya başka bu zihniyette yönetilen bir arap devleti değiliz.

DEVAMINI OKU >> Özgürlükler Üzerine…

Ali İtak - 06 Eylül 2011

ve-golYeni trendim Pazar akşamları BEYAZ TV’de yayınlanan spor programı

Ve Gol…

Bu programı şiddetle tavsiye ediyorum. Ama bu programda başınızın ağrıma ihtimali yüksek eğer ben biraz daha sakin takılıyım diyorsanız o zaman yine BEYAZ TV’de ama Pazartesi akşamı yayınlanan ve ekibi biraz ufaltılmış vede doğal olarak başınızı ağrıtmayacak program.

Derin Futbol…

İtina ile tavsiye olunur.

DEVAMINI OKU >> Ve Gol…

Ali İtak - 31 Ağustos 2011

etBir programda ancak bu kadar rezillik olabilir. Resmen utanç verici.

Sayın Serhat Ulueren, sözüm sizedir.

Kartlarınızı çok kötü kullandınız ve bu oyunu artık kaybettiniz. Ben sizin yıllardır takip eden ve kanal kanal sizi izleyen bir seyirci iken,

Önce Ahmet Çakar’ı kaybettiniz. Bunun sebebi Erman Toroğlu’na programı resmen teslim etmeniz ve Ahmet Çakar’ı ikinci plana atmanız ve onu küstürmeniz.

Erman Toroğlu’na ise hudutsuz şaklabanlıklar ve bel altı için taviz vermeniz.

Bu saatten sonra zaten elinizde başkada joker kalmadı. Ama bu jokerde sizi kurtarmak bir yerde dursun sizi ve programınızı rezil kepaze etmektedir.

Ben bir daha sizi izlemem, benim gibi düşünen çok arkadaşım olduğunuda üzülerek belirtmek isterim.

Siz bildiğiniz yoldan devam etmeye, ruhlar falan çağırmaya yada bu programı bir spor programından daha fazla bir şov programına çevirmeye devam edin.

Ben bu saatten sonra daha ciddi ve spor konuşulan SPOR PROGRAMLARI izlerim.

Erman Toroğlu ise bu saatten sonra FENERBAHÇE ile ilgili birşey konuşmasın. Başka takımları konuşsun yada ruh çağırmaya devam etsin.

Bu ülkede FENERBAHÇE ismini ağzına alması geren en son kişi artık Erman Toroğlu’dur.

Geçmiş olsun Serhat Bey.

Güle Güle Telegol.

DEVAMINI OKU >> Bence Telegol Bitmiştir…

Ali İtak - 11 Mayıs 2011

mesut-hamit-icin-yesil-isik-yaktiİspanyol spor gazetesi Marca, Real Madrid’e transferine kesin gözüyle bakılan Hamit Altıntop’un gelmesi konusunda Madrid’deki Türk kökenli diğer bir futbolcu Mesut Özil’in de onayının alındığını iddia etti.

“Mesut, Hamit’in gelişine yeşil ışık yaktı” başlığı altında verilen haberde, Mesut’un Türk Milli Takımı yerine Almanya Milli Takımı’nı seçmesinden dolayı yaklaşık 1 yıl kadar önce Hamit’in bazı eleştirileri olduğu hatırlatıldı.

Hamit’in “Sadece para için seçti” şeklinde Mesut’u eleştirdiği ifade edilirken, iki futbolcu arasında çıkan gerginliğin zamanla aşıldığı ve Mesut’un Hamit’i Real Madrid’de görmekten mutlu olacağı savunuldu.

Real Madrid Kulübünün, Hamit’e teklif götürmeden önce Mesut ile aralarında geçen olayı araştırdığı öne sürülürken, “Özil, Real Madrid Yönetim Kurulunun gözbebeklerinden biri ve eğer Hamit’in gelişinin onu rahatsız bir duruma düşüreceğine ilişkin ufacık bir kanı olsaydı transferi hemen durdurmaya hazırdılar” yorumu yapıldı.

Hamit’in Alman basınına verdiği demeçlerde de “Herşey yoluna girdi” şeklinde konuştuğu belirtildi. İspanyol basını, Hamit’in bu cumartesi günkü maçta Bayern Münih taraftarına veda edeceğini ve gelecek hafta Real Madrid’e geleceğinin açıklanacağını yazdı.

DEVAMINI OKU >> Mesut, Hamit için yeşil ışık yaktı

Ali İtak - 29 Ocak 2011

jason“Sizce de koca bir domuza benzemiyor mu?” diyor Statham boğuk sesi ve ünlü İngiliz aksanıyla, kıkırdayarak. Elindeki fotoğraf ise hem önden hem arkadan çekilmiş klasik bir “önceki hali fotosu”. Fotoğraftaki adam biraz iriyarı, kaslı ama kasları belli olmayan cinsten, üstelik de Statham’ın ta kendisi. Aktörün başına gelenler bizim başımıza gelenlerden çok da farklı değil esasında. Fazladan bir-iki bira,  biraz daha yemek derken hiç fark etmeden üst üste binen kaloriler ve gözden kaybolan kaslar. “Hiç bir zaman kalorileri umursamadım. Elma vücut için faydalıysa 5 tane yedim. Canım muz mu çekti, hepsini bitiriverdim.” diyor ünlü oyuncu.

Fakat bu sayede alınan kilolar, Statham’ın Jet Li ile çektiği “War” filminin dövüş sahnelerinde epey zorlanmasına neden oldu. Yediği fazladan yemekleri anımsatmak istercesine vücuduna yapışmış olan fazlalıklar, oyuncuyu filmin çekiminde rahatsız etmeye başladı.

Statham, biraz önce dalga geçtiği fotoğraflarını masanın üzerine bırakıyor ve tişörtünü kaldırarak beni gerçeklerle yüzleştiriyor. Muhteşem karın kasları damarlı kollar ve kaya gibi göğüsler: İşte fotoğraftaki adamın kısa bir sürede geldiği son durum.

“6 haftada 8 kilo vermek kolay bir şey değil dostum. Bu, haftada 6 gün minimum 35 dakika egzersiz demek. Şimdiye kadar hiç, bu kadar sürede böyle bir sonuç almamıştım.”

Bu açıklamanın, İngiltere olimpik dalma takımında olan ve hobi olarak dövüş sanatlarında ustalaşan birinden gelmesi şaşırtıcı. Peki ya sırrı ne?

Esasında çok basit; böyle bir sonuç için terlemeye ve canınızın yanmasına hazır olun, yeter! Bir de yediklerinize dikkat etmek gerekiyor. Tabii ki yemek yiyeceksiniz ama ancak sizi ayakta tutacak kadar. Fazlası değil.

Antrenman
Eğer Statham’ın antrenmanını model olarak alacaksanız, kendinizi acıya alıştırsanız iyi olur. Zira aktör kendi programından bahsederken “canıma okudu”, “lanet olası” ve “işkence” kelimelerini ağzından eksik etmiyor. Ünlü aktör pazar günleri haricinde her gün, Los Angeles Havaalanı yakınlarındaki Epoch Training’de antrenman yapıyor. Epoch eski, bir ambarın spor salonuna dönüştürüldüğü bir yer… Bu spor merkezi, askeri bir duruşu olan eğitmen Logan Hood tarafından yönetiliyor. Bu bağlamda bu merkez bir spor salonundan oldukça farklı… Hollywood filmlerinde rol alan dublörler de burada çalışıyor. Tesiste barfiks için barlar, tırmanma ipleri, trambolinler ve ağırlıklar var.

ANTRENMANIN TEMEL OLARAK SADECE İKİ KURALI VAR.
1. Tekrar yok. Statham, 6 hafta boyunca birbirinin aynı olan bir tek günüm olmadığını belirterek; “Her gün farklı bir kombinasyon çalıştım. 6 hafta boyunca bu şekilde de antrenmanı tekrarlamış oluyorsun ama asla bir günün diğerinin aynısı olmuyor. Her gün antrenman değişiyor ve bu da programı enteresan hale getiriyor.” diyor.

2. ‘Vakit, nakittir.’ Statham, yaptığımız her şeyde zamana karşı yarıştığımıza dikkat çekiyor ve antrenman sırasında zamana dikkat ettiğimizde kaytarıp kaytarmadığımızı daha net anlayacağımızı belirtiyor.

Antrenman 3 aşamadan oluşuyor
10 dakikalık ısınma:
Bu zorlu çalışmanın en kolay bölümü bu aşama. Statham, ısınma için sadece kürek çekme makinesini kullanıyor.

Orta zorlukta 10 dakika:
Bu aşama, çalışmanın başladığı ve vücudu bir sonraki aşamaya hazırlayan bölüm. Statham 1 gününü farklı şınavlara da ayırıyor (normal, açık, uzak, sağa, sola, ayaklar havada…). Daha sonra belinin yan bölümlerini çalıştırmak için ağırlıkları eline alıyor ve ayakları omuz hizasında açıkken sağ ve sol yana doğru eğilme hareketini 15 kez tekrarlıyor. Daha sonra ağırlıkları tek elle golf sopası gibi 15 kere sallıyor ve hareketi iki el için de tekrarlıyor. Son olarak da ağırlıklarla iki elini kullanarak, over head press yapıyor.
Statham’ın bir diğer favori hareketi ise şınav ya da mekik egzersizlerini piramit sistemiyle uygulamak. Piramit, hareketi tek seferden 10 tekrara kadar çoğaltıp; sonra 10’dan 1’e kadar azaltarak tekrarlama anlamına geliyor.

Aralıklı çalışma:
İşte bu aşama, programın en acımasız bölümü ve Statham’a göre de “Herkesin canına okuyor.” Çalışma süresince nefes nefese kalıyorsunuz ve kalbiniz kırmızı alarm veriyor. Yandaki kutuda Statham’ın uyguladığı egzersizlerden bazıları bulunuyor. Aralarından 6 tane seçip kendinize bir seri yaratın. Bazı hareketler için gerekli olan ekipmana sahip olmayabilirsiniz. Ancak, programın ana fikri tüm vücudu çalıştırmak. Bu yüzden evde yapabileceğiniz 6 tane egzersizi seçip, diğerlerini dışarıda yapın.

Yemek programı
Statham hızlı kilo vermesini akıllıca bir yeme planına borçlu. Günde 2.000 kalori alıyor ve kesinlikle aç kalmıyor. İşte size ünlü aktörün bozmamak için adeta yeminli olduğu beslenme programı (birkaç haftada bir içkinin serbest olması kaydıyla).

1 Rafine şeker ya da un yok. Ekmek ve makarna da yok. İçki ve meyve suyu da yok. Oyuncu için en zor bölüm Statham tatlı olarak her akşam yoğurt ve taze meyve yemeye dikkat ettiğini belirtiyor.

2 Bir şey boğazınızdan geçiyorsa bunu not edin. Yediklerinizi not aldığınız bir günlüğünüz olsun. Statham’ın bir defteri var ve gün içinde boğazından ne geçiyorsa -su dâhil- defterine not alıyor. Statham, yazdığınız hiç bir şeyi görmemezlikten gelemeyeceğinizi ve bu sayede kendinize karşı daha dürüst olabileceğinizi söylüyor.

3 Kalorileri dağıtın. Statham, günde ufak öğünlerle 6 kez yemek yiyor. Üstelik çok da normal şeyler yiyor; yumurtanın beyazı, sebze, yağsız et, balık ve protein takviyeleri. Önemli olan günde 2.000 kaloriyi asla geçmemek.

Statham’ın yaptığı egzersizler:

Ball slam
10 kiloluk lastikten yapılmış bir sağlık topunu alın ve başınızın üstüne kadar kaldırıp olabildiğince hızla yere fırlatın. Hareketi 20 kere tekrarlayın.

Rope climb
İpe 8 metre tırmanın ve bunu ayaklarınızı kullanmadan, yapın. Hareketi 5 kere tekrar edin ve her defasında daha da yukarı tırmanmayı hedefleyin.

Pullup
Statham, bu harekette bir bardan diğerine atlıyor. siz kendinizi bu kadar zorlamayın. Barfiks hareketini en az 8 tekrarla vücudunuzu yavaşça aşağıya indirerek yapın.

Snapper
8 metrelik bir halatı trabzan benzeri sağlam bir yere bağlayın. Halatı iki elinizle başınızın üzerine doğru kaldırıp, kendinize doğru hızlıca çekmeye çalışın. Hareketi 20 kere tekrarlayın.

Hanging knee raises
Barfikse tutunun. Bacaklarınızı bükün ve dizlerinizi göğsünüze kadar çekip, yavaşça indirin. Hareketi 20 kere tekrarlayın.

Burpee
Bacaklarınızı omuz hizasında açın, çömelin ve ayaklarınızı arkaya doğru hızla atarak, şınav pozisyonu alıp şınav çekin. Ayağa kalkın ve aynısını 20 kere tekrarlayın.

Crab walk
Bir basketbol sahası uzunluğunu, 4 ayak pozisyonunda yürüyün. Sonra bench press, squat ve deadlift hareketlerini uygulayın.

Farmer walk
Ağırlıklar elinizde, kollarınız yanda spor salonunu baştan sona yürüyün ve bu yürüyüşü 3 kere tekrarlayın.

Front squat
Halteri omuz hizasında tutun ve bacaklarınız yere paralel olana kadar kalçalarınızdan çömelip ayağa kalkın. Hareketi 20 kere tekrarlayın.

Rope pull
10 ilâ 20 kilogram arasında bir ağırlığı 10 metrelik bir ipe bağlayın ve ağırlık elinize gelene kadar ipi çekip geri atın. Hareketi 5 defa tekrarlayın.

Weighted stepup
İki elinize de ağırlık alın ve bir sehpanın üzerine çıkıp inin. Bu hareketi 20 kere tekrarlayın.

Basic lift
Bench press, deadlift ya da squat hareketlerinden birini seçin ve hafif ağırlıklarla egzersizi 20 kez tekrarlayın.


DEVAMINI OKU >> Jason Statham…

Ali İtak - 17 Ocak 2011

88855004bp9Son yıllarda stres, depresyon, migren gibi “kentli hastalıkları” olarak adlandırılan rahatsızlıklar giderek yaygınlaşınca, alternatif yaşam biçimlerine eğilimler de artmaya başladı; yoga, meditasyon gibi çok çeşitli akımlar ortaya çıktı.

Sonuç olarak doğaya ne kadar ihtiyacımız olduğunu yavaş yavaş kavradık. Bununla paralel olarak, insanı doğayla buluşturan bir çok spor dalı giderek popüler olmaya başladı. Bunlardan bir tanesi de trekking adı verilen doğa yürüyüşleri.

Trekking doğa sporlarının en hafif kollarından biridir. Uzun ve yorucu yürüyüş anlamına gelir. Dilimize İngilizce’den geçen Trekking sözcüğü İngilizce’de “doğal engellerle dolu bir arazi parçasını herhangi bir ulaşım aracı kullanmaksızın yürüyerek aşmak” anlamına geliyor.

Asıl anlamı ise” Güney Afrika’da kağnı ya da yaya olarak göç” demek.

Özel bir rahatsızlığı bulunmayan her yaştan insanın kolaylıkla katılabileceği bu yürüyüşler için ülkemizde hemen her bölgede çok elverişli bir çok alan bulunuyor. Talebin gittikçe artması dolayısıyla bu yürüyüşleri organize eden acentalar da çoğaldı. Günübirlik ya da uzun süreli trekking turları düzenleyen bu acentaların herhangi birine başvurarak bu sporu iyi bilen ve gidilen yöreyi iyi tanıyan rehberler eşliğinde doğanın keyfini çıkarabilirsiniz.

Trekking gezileri kapsamında, ormanlık alanda, yaylalarda, kanyon içlerinde, akarsu ve göl çevrelerinde, çeşitli zorluklarda parkurlar yer alır. İlk kez böyle bir aktiviteye katılacakların kolay parkurlardan başlamaları gerekir. Aksi halde kendilerini riske atmış olacakları gibi, rehbere ve gruptaki diğer kişilere de zor anlar yaşatabilirler.

Trekking’e giderken rahat giyinmeli, uygun ayakkabılar kullanmalı ve yanınıza yedek eşyalar bulunduracağınız bir sırt çantası almalısınız. İstanbul’da yaşayanların bir iki saat uzaklıklarında çok sayıda doğal alan bulunuyor. Acentalar gezi düzenleyecekleri bölgeyi grubun deneyimini ve mevsim koşullarını gözönüne alarak belirliyor; günü iyi değerlendirebilmek için çok erken saatte yola çıkılıyor.

Trekking ile İlgili Kısa ve Önemli Birkaç Bilgi;

* Yürüyüş ayakkabılarınızı ve çantanızı unutmayın. Çantanızda su, yağmurluk, yedek çorap ve giysi olmalı. Unutmayın ki doğayla başbaşasınız ve yağan yağmur ya da bir dere geçişi sizi tahmininizden çok daha fazla ıslatabilir. Ayrıca çantanızda, size dağıtılan ve mola yerlerinde yiyeceğiniz yiyeceklerinizi taşıyacaksınız.

* Üzerinize rahat şeyler giyin. Rahat edemeyeceğiniz kıyafetlerle uzun süre yürümek sizi sıkabilir. Fakat bunu yaparken hava şartlarını da göz önünde bulundurun. Kışın yanınıza kazak, yazın mutlaka şapka alın.

* Katılacağınız geziyi piknikle karıştırmayın. Uzun süre yürüyeceksiniz. Bu yürüyüş daha önceden planlanmış bir yürüyüştür. Yani rehberler gideceğiniz noktaya ulaşan en kısa yolu değil sizin daha fazla doğa güzelliği göreceğiniz ve bu geziden daha fazla zevk almanızı sağlayacak yolları tercih ederler.

* Gruptan kopmayın. Bu konuda rehberlerin talimatlarına uymaya özen gösterin. Kimsenin sizi göremeyeceği şekilde farklı yollara sapmayın. Eğer gruptan kısa süreli ayrılacaksanız ( Örn: Su içmek ya da çiçek toplamak vb. şeyler için) mutlaka gruptan bir kişiye bu durumu bildirin.

* Yanınıza fotoğraf makinesi almak ve böyle değişik ve güzel bir günde fotoğraf çekmek isteyebilirsiniz. Fakat makinenizin yağmur sonucu ya da bir dere geçişi sırasında zarar görebileceğini unutmayın ve tedbirli olun.

* Dere içinden ya da kaya üzerinde yürürken çok dikkatli olun. Dere içindeki taşlar yosun tuttuklarından kaygan olur. Yavaş ve emin adımlarla yürüyün. Böyle durumlarda ayağınızdaki yürüyüş ayakkabısının önemi daha da artıyor. Rahat ederim düşüncesiyle altı düz spor ayakkabılardan kaçının. Altı girintili çıkıntılı ve kaymayan yürüyüş ayakkabılarını tercih edin.

* Yanınıza kullanmayacağınız malzeme almayın. Aşırı yükten kaçının. Yürüyüş uzun olduğundan aşırı yük sizi normalden daha fazla yoracaktır. Kullanmayacağınıza inandığınız malzemeleri yürüyüşe başlamadan önce arabada bırakın.

* Dönüş saatinde rötar olabilir. Bunun en önemli nedenlerinde biri aynı parkuru ayrı grupların farklı sürelerde yürümeleri. Bu sebeple dönüş saatini kesin varsayıp, başka program yapmaktan kaçının.

DEVAMINI OKU >> Trekking…

Ali İtak - 17 Ocak 2011

19579

Thierry Henry yaptığı açıklamada, diğer dinlere mensup insanların İslam’ı anlamaları için etraflarına bakmalarının yeterli olduğunu dile getirdi. El Cezire spor kanalına röportaj veren Senegal asıllı oyuncu, nasıl Müslüman olduğunu şöyle anlattı.

“İslam’la tanışmamda Anelka, Abidal ile Ribery’nin etkisi oldu. Onlarla konuştukça kendimi İslam’a yakın hissettim ve kalbimle İslam’a inandım. İslamiyet benim için her şeyden önce gelmeye başladı.” dedi.

Çevresinde Müslüman olmak isteyenlere çağrıda bulunan Fransa Milli Takımı’nın yıldızı şunları söyledi: “Diğer dinlere mensup olan insanlara sesleniyorum. İslam’ı merak ediyorlarsa etraflarına baksınlar, dünyayı gözlemlesinler, o zaman İslam’ı anlayacaklardır.” Süper yetenek, dünyaya dair merak ettiği her şeyin Kur’an-ı Kerim’de bulunduğuna değindi: “Dünya ile ilgili her şey İslam’da bir açıklık kazanır. İnsan bir şeyi merak ettiğinde onun Allah tarafından yaratıldığını bilir. Onunla ilgili açıklamalar da zaten Kur’an-ı Kerim’de yapılmıştır.” 2006 Dünya Kupası arefesinde Müslüman olduğunu açıklayan Henry, attığı gollerden sonra sevincini secde ederek gösteriyordu. Onun bariz özelliklerinden birisi de dünyanın çeşitli yerlerinde başörtüsüne aleyhte yapılan provokatif çalışmalara şiddetle karşı çıkmasıydı. Henry, geçtiğimiz yaz İspanyol devi Barça’dan ABD takımlarından New York Red Bulls’a transfer olmuştu.

DEVAMINI OKU >> Thierry Henry’de Müslüman Oldu…

Ali İtak - 01 Aralık 2010

Defender (1)

Tomb Raider filminin ilki hatırlarsınız 2001 yılında çekilmişti ve büyük bir sükse yapmıştı. Angelina Jolie bu filmle bence oyunculuk hayatının zirvesine yerleşti ve bu güne kadarda inmedi. Geçen DVD’de SALT filmini izledim, bence oda güzel olmuştu. Her aksiyon filminde olduğu gibi saçma sahneleri vardı ama ben çok beğendim.

Neyse bu filmdeki Land Rover DEFERDER 4×4 arazi aracını benim gibi off-road hastası insanlar tutku ile takip etmişlerdir muhakkak. Zaten DEFENDER herkes tarafından kabul görmüş, Camel Trophy’lerde çok başarılı olmuş ve kalitesini uzun yıllardır ispatlamış safkan bir 4×4. Geçenlerde bu filmi tekrar seyrettim ve DEFENDER tutkum yine azdı. Benim gibi off-road ruhu taşıyan insanlar için için filmden bazı sahneleri paylaşmak istedim.

Tabiiki bu DEFENDER özel yapılmış ve her detayı çok titiz hazırlanmış. Filmde belki 5 dakika ya gözüküyor yada gökülmüyor ama bence bu beş dakikalık zaman, kalitesini yansıtması için yetmiş.

Eğer ürün kumaş kaliteliyse, ortaya çıkan elbisede tabiiki kaliteli oluyor.

Defender (24)

Resimleri ben filmden capture yaptığım için çok net olmadı ama bu resim fuarda çekilmiş ve her ayrıntısıyla çok güzel.

2002_land_rover_tomb_raider_defender_100004206_m

Buda,

tr05b

Resimlerim Devamı için Lütfen Tıklayınız…

DEVAMINI OKU >> Tomb Raider Defender

Ali İtak - 18 Ekim 2010

CIMG1705

Yazdan kalma böylesine güzel bir havada, sanki piknik ortamında, böyle büyük bir organizasyon kaçar mı?

Elbette kaçmaz ve bende oradaydım.

Zaten senede bir kez Boğaziçi köprüsünü yürüyerek geçme fırsatı bulan insanlar,  havada mükemmel olunca  bu fırsatı iyi değerlendirdirler. Aslında Boğaziçi Köprüsü mesela haftada bir gün yaya trafiğine açılmalı.

Köprüden atlama ihtimali olan birkaç insan için bütün İstanbul halkı cezalandırılmamalı.

Bu arada köprünün maraton sırasında çok şiddetli sallanması korkutucuydu.

CIMG1708

CIMG1709

Daha fazla resim için Lütfen Tıklayınız…

DEVAMINI OKU >> Avrasya Maratonu 2010…

Ali İtak - 11 Ekim 2010

cakar-torogluAhmet Çakar ve Erman Toroğlu, dün akşam Kanaltürk’te yayınlanan Telegol programında fena kapıştılar. Erman Toroğlu, sözünü kesen Ahmet Çakar’a “sakin ol yavrucuğum” deyince ortalık bir anda karıştı.
Ahmet Çakar, Toroğlu’na “yavrucuğum deme bana” diyerek sert bir yanıt verdi.

İşte o konuşmalar…

– Erman Toroğlu: Yavrucuğum bir dinle.
– Ahmet Çakar: Bana kimse yavrucuğum diyemez.
– Erman Toroğlu: Bunun dili fena uzamış.
– Ahmet Çakar: Bak bana öyle kelimeler konuşma. Yavrucuğum diyerek bana hegemonya kurmaya çalışma.
– Erman Toroğlu: Saygı çerçevesinde konuşmak gerek.
– Ahmet Çakar: Bana dili uzamış diyemezsin. Olaki dilim uzamış ne yapacaksın?
– Erman Toroğlu: Susuyor ve dinliyor.
– Ahmet Çakar: Bana öyle kimse yavrucuğum diyemez. Benim babam yıllar önce öldü. Bana yavrucuğum diyemezsiniz. Dili uzamış da diyemezsiniz. Dilim uzasa ne olacak?
– Erman Toroğlu: Ahmet ikimizin de sınırı var, sınırı bileceksin!
– Ahmet Çakar: Sınırı bilmezsem ne olacak, hadi bilmiyorum ne olacak? Bana yavrucuğum diyemiyeceksiniz. Bana yavrucuğum denmeyecek, iki bana dilin uzadı filan denmeyecek.
– Erman Toroğlu: Herkes saygılı konuşacak. Sen de adam gibi konuşacaksın.
– Ahmet Çakar: Adama adam gibi konuşulur…

Ortamın gerilmesi üzerine, yaklaşık 5-6 dakika susan Telegol sunucusu Serhat Ulueren araya girdi. Seyircilerden özür dilereyerek programa ara verdi ve reklama gidildi.

NAÇİZANE YORUMUM:

Öncelikle uzun zamandır “Telegol” programını severek ve beğenerek takip ediyorum. Bu beğeninin geçmisi Star TV zamanına dayanıyor.Sayın Ahmet Çakar’ın arada sırada yaptığı sivri çıkışlar, sözünü esirgememesi ve cesur olması güzel, Sayın Serhan Ulueren’in yayıncılığı, duruşu ve seviyesi ise zaten herkes tarafından takdir ediliyordur diye ümit ediyorum. Çünkü ben ediyorum. Uzun yıllardır yayıncılığın içinde ve oldukça tecrübeli. Ama herşey Sayın Erman Toroğlu’nun programa dahil olmasıyla renk değiştirdi. Aynı pozitif düşüncelere Sayın Erman Toroğlu için de sahibim ama kendisi bazen bel altına kayıyor.Bu arada bu üçlü ekibin ürünü olduğu için “Son Kale” programınıda kaçırmadan takip ediyorum.

Neyse;

Sayın Erman Toroğlu progmana girdikten sonra gizli bir rekabet başladı. Bu benim gibi programın müdavimi olanlar için çok aşikar ve gizlenemez bir gerçek.  Sayın Ahmet Çakar’ın konuşmaları, ses seviyesi ve üslubu çok değişti. Program, “hangimiz daha ombudsman” rekabetine dönüştü ve zaten patlamaya hazır bomba vardı ortada ve o bomba nihayet patladı.

Ben herşeyden önce Sayın Serhat Ulueren’den bu gerginliğin tamamen ortadan kalkması için ne gerekiyorsa yapılmasını rica ediyorum. Ben bu programları seviyorum ve bence Sayın Erman Toroğlu’nun programa katılması çok isabetli oldu.

Bu arada üçlüye duyduğum saygı neticesinde isimlerin geçtiği her yerde “SAYIN” kelimesini tekrar tekrar özellikle kullandım.


DEVAMINI OKU >> Toroğlu vs. Çakar…