Din

Ali İtak - 04 Mayıs 2011

cuma-namaziCuma Namazı kaç Rekattır.

Benim Bildiğim Üç rekattır. Bunların iki rekatı imamın önderliğinde ve cemaatle kılınan iki rekat namaz ve üçüncüsü ise imamın hutbesi.

İmamlar her ne kadar takvim arkasından veya kağıttan birşeyler okumalarına veya okuyamamalarına rağmen benim bildiğim cuma hutbesi bir rekat sayılıyor.

Bazıları ise bu arada gözlerini mi kapatıyor yoksa uyuyor mu bilmiyorum. “Uyuyunca abdesti bozulacağını bilen insan uyumaz herhalde” diye düşünerek uyumuyorlardır diye umuyorum.

Tabiiki bu hutbe güzel ve diksiyonu düzgün bir hoca tarafından okunursa ibretle ve dikkatle dinlenir. Hatırlarım Kılıç Ali Paşa Camii eski imamı Halil Necipoğlu hutbe ve ezan okuması beni hep mest etmiştir. Sonraları bir baktım imam ilahi cd’si çıkarmış ve Almanca ilahi okuyor. O zaman anladım ki tabiiki önce tecvid ama nota ve usül bilen hoca, daha güzel ezan okuyor, daha güzel kuran okuyor. Sonra işine değer veren ve özen gösteren hoca diksiyon dersleri alıyor.

Şimdi Kılıç Ali Paşa camii hocası Selman Okumuş olmuş. Onu da çok meth ediyorlar, dinlemek ve beraber namaz kılmak nasip olur inşallah.

Başkası ise Cuma Namazı 10 rekat diyor. Dört rekat ilk sünnet, iki rekat cemaatle kılınan namaz ve son olarak dört rekat son sünnet.

Ama Diyanet İşleri İki rekat diyor. Aşağıdaki onların görüşleri;

Cuma gününün özelliklerinden biri ve en önde geleni Cuma namazıdır. Cuma namazı hicret esnasında farz kılınmıştır. Peygamberimiz ilk Cuma namazını, Ranûna vadisinde kıldırmıştır. Yüce Allah, “Ey inananlar! Cuma günü namaz için çağırıldığınızda, alışverişi bırakıp Allah’ı anmaya koşun. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.” buyurmaktadır (Cum’a, 62/9).

Cuma namazı, farz namazlardan olup, Cuma günü öğle namazı vaktinde kılınır. Cumanın farzı iki rekattır. Hanefîlere göre farzdan önce dört ve sonra da dört rekat sünnet kılınır. Cuma namazının özelliklerinden birisi de namazdan önce hutbe okunmasıdır. (bk. Hutbe)

Cuma namazı, akıllı, buluğ çağına erişmiş, sağlıklı, hür ve mukim erkek Müslümanlara farz kılınmıştır; kadınlara, kölelere, yolculara ve cemaata gelemeyecek kadar mazereti olanlara farz değildir. Bununla birlikte, Cuma namazını kılmaları halinde geçerli olup, ayrıca öğle namazı kılmaları gerekmez.

Hanefîlere göre Cuma namazının Cuma günü öğle namazı vaktinde kılınması, namazdan önce hutbe okunması, Cuma kılınan yerin halka açık olması, imam hariç en az üç kişilik bir cemaatin olması, Cuma kılınan yerin şehir hükmünde olması gerekir.

Cuma günü namazdan önce gusül abdesti almak, temizlik yapmak ve namaza hazırlanmak, temiz elbiseler giymek, güzel kokular sürünmek Cuma’nın adabındandır.

Doğrusunu öğrenince paylaşırım inşallah.

DEVAMINI OKU >> Cuma Namazı…

Ali İtak - 24 Nisan 2011

cim2Cuma günü Zeytinburnu’ndan Anadolu yakasına geçmeye çalışırken, Mecidiyeköy civarlarında Cübbeli ve Sakallı bir adamın çimlerin üzerinde namaz kıldığına şahit oldum. Saat itibariye ikindi vakti idi. (Bu arada Zeytinburnu Demirciler Sitesinden Boğaziçi Köprüsüne taç üç saatte gelebildim.5:30-8:30) Bu olay bana çok abartılı geldi. Konuştuğum bazı insanlar bu olay hakkında normaldir vakti gelmişse ve vaktini geçirmek istemiyorsa temiz bir yede ve kıbleye dönerek her yerde kılabilir ve bu normal bir davranış dedi. Bence de bu anlatılanlarda yanlışlık yok. Ama görsellikte bir yanlışlık var ve ibadet şov amaçlı olmamalı.

Ben bu olayı kendime uyarlamaya çalışsam; ben o kalabalıkta ve insanların beni seyrettiklerini bile bile namaz kılamazdım. Zaten gürültüden aklımın karışması ve dualarıda karıştırabilme tehlikesi de mevcut. O zaman namazım sadece yatıp kalkmaktan ibaret olurdu.

Ama genede bu olay bana gösteriş gibi geldi. Bu olayın sonucunda Mısırlı Profesör. Muhammed Ziyaeddin Hamid’in yaptığı çalışma sonucu, namaz kılarken insanın vücudundaki elektriği attığını belirlediği çalışma geldi.

Bu çalışma genel olarak; vucüt secde halindeyken ve yedi uzuv yerle temas halindeyken vücudun elektrik yükünün boşaldığı ile ilgili.

DEVAMINI OKU >> Secde İle Vücuttaki Elektrik Atılabilir mi?

Ali İtak - 06 Nisan 2010

s Largest Mosque 01Al-Mescid-i Haram (Arapça: المسجد الحرام) Dünya yüzeyinde bulunan en büyük camii. Mekke şehrinde bulunan bu Kâbe, Müslümanların hem günlük ibadetlerini yapmasına imkan verir hem de İslam’ın en kutsal yerdir. Burayı ziyaret etmesinde herhangi bir mani bulunmayan Müslümanlar için bir kez ziyaret edilmesi İslam’ın şartlarından biridir. Cami Camiidir Grand adıyla da bilinir.

Müslümanlar Namaz kılarken yüzlerini Kabe’ye dönerler. Ölüler yüzleri Kabe’den geçen meridyene bakacak şekilde gömülür.
Mevcut yapı 400.800 metrekare (99,0 dönüm) açık ve kapalı alana sahiptir ve dört milyon Müslümana hac döneminde ev sahipliği yapar.

s Largest Mosque 11_resize

s Largest Mosque 10_resize

s Largest Mosque 09_resize

s Largest Mosque 08_resize

s Largest Mosque 06_resize

s Largest Mosque 05_resize

s Largest Mosque 04_resize


DEVAMINI OKU >> Mescid-i Haram – Dünyanın En Büyük Camii

Ali İtak - 01 Aralık 2009

minare yasagiBM Din ve İnanç Özgürlüğü Raportörü Esma Cihangir, İsviçre’de dün düzenlenen referandumla yeni minare yapımının yasaklanmasından endişe duyduğunu belirterek, bunun “İsviçre’deki Müslüman topluluğuna yönelik ayrımcılık olduğunu” ifade etti.

Esma Cihangir, yayımladığı açıklamada, “Din ve inanç özgürlüğüyle ilgili bu oylamanın sonuçları konusunda derin endişe duyduğunu” ifade etti.

Açıklamada, “Yaklaşık 400 bin Müslüman’ın yaşadığı bir ülkedeki bu yasak, din özgürlüğünün haksız bir şekilde kısıtlanması anlamına gelmekte ve İsviçre’deki Müslüman topluluğuna yönelik açık ayrımcılık oluşturmaktadır” denildi.

Cihangir, açıklamasında, “Bu yasak, dini hoşgörüsüzlüğün her toplumda ortaya çıkabileceğini hepimize hatırlatmaktadır” ifadesini kullandı.

Esma Cihangir, İsviçreli yetkililerden, ülkedeki Müslümanların din özgürlüğünün korunması için gerekli önlemleri almalarını da istedi.

Hollanda da referandum istiyor

Bu arada Hollanda’da İslam ve yabancı karşıtı tutumuyla tanınan Özgürlük Partisi lideri Geert Wilders, İsviçre’de yapıldığı gibi Hollanda’da da minarelerin yasaklanması için referandum yapılması çağrısında bulundu.

Wilders, Özgürlük Partisi’nin internet sitesinde yayımlanan açıklamasında, “İsviçre’de yapılan burada da yapılabilir. Hükümeti böyle bir referandumun Hollanda’da yapılmasına çağıracağız” ifadesini kullandı.

İsviçre’deki referandumun sonucundan memnuniyet duyduğunu belirten Wilders, sonucu “müthiş” olarak nitelendirdi. Özgürlük Partisi, 150 sandalyeli Hollanda Parlamentosu’nda 9 sandalyeye sahip.

İsviçre’de yeni minare yapımına yasak getirilip getirilmemesi konusunda yapılan referandumda seçmenin yüzde 57,5’i yasağa destek vermişti.

DEVAMINI OKU >> BM’den minare yasağı yorumu: “Ayrımcılık”

Ali İtak - 29 Kasım 2009

file.ashx28 Şubat’tan sonra uzun süre sesi soluğu çıkmayan Ali Kalkancı, geçen şubatta İstanbul’da yapılan bir uyuşturucu operasyonunda ortaya çıkmıştı. Operasyonda kendisine ait kimya fabrikasında ele geçirilen uyuşturucu nedeniyle tutuklanan Kalkancı, poliste 28 Şubat’tan Fadime Şahin’le olan ilişkisine, Veli Küçük’ten Ergenekon’a kadar birçok konuda sorgulanmıştı. İşte Kalkancı’nın, 25 sayfalık ifadesinde öne çıkanlar…

28 Şubat’ın sahte şeyhi Ali Kalkancı, babasının Almanya’da emekli olmasının ardından ailesiyle Türkiye’ye döndüğünü, 1992 yılında da “Çarşamba” cemaatinin etkisi altına girdiğini söyledi.

İlkokul mezunu Kalkancı’nın şeyh olma süreci ise çok ilginç…

“Seyit olduğum için bir gece rüyamda insanlara faydalı işler yapmam gerektiği ile ilgili rüya gördüm. Bu rüyadan sonra Balat’taki evimi Tekke yaptım.

1995 yılında Emire Ersoy ile evlendim. Bu evlilik nedeniyle ilk eşimle aramız açıldı ve ayrıldık. 1996 yılında tekkemize gelen Fadime Şahin’le tanıştım.

Mürşit ile mürit arasındaki ilişkiyi aşması nedeniyle onu ikaz ettim. Bir senaryonun parçası gibi beni bir takım olaylara çekmek istemesi nedeniyle kendisini kovdum.

Fadime Şahin daha sonra benimle yapamadıklarını Müslüm Gündüz’le yaptı. Ardından da 28 Şubat sürecinde bir komplonun içine çekildim.”

Seks skandalı…

Aczimendi tarikatının lideri Müslüm Gündüz, Fadime Şahin’le basılmış, ardından da Ali Kalkancı’nın zikir ayinlerine gelen Şahin’i iğfal ettiği iddia edilmişti.

Bu tarikat ve seks skandalları olay yaratmış, aylarca haberlere konu olmuştu.

“Ergenekon örgütüne üye misiniz?” sorusuna “Hayır” yanıtını veren Kalkancı, “Ergenekon sanığı eski binbaşı Zekeriya Öztürk’ü tanıyor musunuz?” sorusuna “Evet” yanıtını verdi.

“Benden şantajla para alırlardı. Her seferinde de büyükleri olarak Veli Küçük’ün ismini kullanırlardı. 28 Şubat sürecinde Ümit Oğuztan ve adamları beni zorla alıkoydular. Beni Strateji Dergisi’ne götürdüler.

Oğuztan sakalımı kesmem gerektiğini söyledi. Takım elbise ve kravat getirdiler. Sonra JİTEM üyesi olduğunu öğrendiğim bir kişi sakalımı zorla kesmeye başladı.

Beni tuttukları odadan seslerini duyuyordum. Star, Show TV, Kanal D, ATV’yi aradılar. Benimle ilgili pazarlık yaptılar. ‘Cem Bey, Ali Kalkancı’yı sana getiriyorum. Büyük reyting alacaksınız’ dediklerini duydum.

Sonra da programa çıkmam karşılığında Uzan’dan 3 milyon dolar aldıklarını öğrendim. Turgut Büyükdağ, ellerinde eşim Emire Kalkancı’nın porno görüntülerinin olduğunu söyleyip bana şantaj yaptı.”

Ergenekon kapsamında, geçen yaz savcılara ifade veren bir “gizli tanık”, Ali Kalkancı ile Fadime Şahin’in 28 Şubat’a zemin hazırlamak için Ergenekon tarafından görevlendirildiklerini iddia etmişti.

28 Şubat’ın sembol isimlerinden

Ali Kalkancı, Aczimendi tarikatının lideri Müslüm Gündüz ve Fadime Şahin gibi isimlerle 28 Şubat’ın sembol isimlerindendi.

İlkokul mezunu olan Kalkancı, herhangi bir dini eğitimi olmadığı halde Fatih’te tarikat kurup yönetmişti. Erbakan’ın kurduğu Refahyol iktidarı sırasında Kalkancı ve Müslüm Gündüz’ün Fadime Şahin’le seks skandalları patladı.

28 Şubat’ın ardından ortadan kaybolan Kalkancı, sakal kesip, dergahını kapattıktan sonra da işadamı kimliğiyle öne çıktı. Geçen şubatta da uyuşturucudan tutuklandı. Kalkancı, hala cezaevinde.

DEVAMINI OKU >> Ali Kalkancı…

Ali İtak - 19 Ekim 2009

kblebulmaaw6İnternette www.qiblalocator.com sitesine girip birçok şehir için sokak adını verip çatınızın üstüne kadar yaklaşıp evinizin doğru
kıblesini bulma şansınız var. Daha sonra mahalledeki camilerin kıbleleri doğrumudur diye bir kurt düşebilir içinize. bu site size şehrin tepesinde bir kuş misali gözetleme imkanı sunuyor.

Şehir mahalle sokak isimlerini yazıp locate butonuna basın. Buldukları adres doğruysa sol taraftaki yakınlaştırma panelinden ibreyi üste doğru yükseltirseniz size şehri yakınlaştırma imkanı sağlayacaktır. Üst kısımdan karma yı seçerseniz google earth proğramında olduğu gibi şehri sokak mahalle adlarıyla inceleyebilirsiniz.

Bu arada Allah(c.c) Hepimizin kıblesini daim eylesin.

DEVAMINI OKU >> Kıble Bulmanın Kolay Yolu

Ali İtak - 15 Ekim 2009

Namazda niçin Fil Sûresi okunuyor? Hz. Peygamber doğmadan önce vuku bulmuş bir olayın namazda okunmasını bir türlü anlayamayanlar olabilir ama insanlığın hikâyesi namazla hatırlanır.

İstanbul Müftülüğü Fetva Uzmanı Nevin Meriç’in makalesi

Allah’a kulluk bilinci çerçevesinde yaptığımız ibadetler insan hayatında önemli bir yer tutar. Her ibadetin kendine özgü farklı yönleri vardır. Bu farklılıklar da insanı birçok açıdan eğitir. Bu anlamda ibadet insanın kulluk bilincini diri tutar. Gerek hareket gerek söz olarak yapılan tekrarlar; insanın hatırlama, hatırda tutma, zikretme eylemini ve dolayısıyla belleği oluşturma, inşa etme, sürekliliği gerçekleştirir. Namazla insan adeta dünyaya dur! Der. Gündelik hayatın akışına kısa da olsa ara vererek farklı bir düzlemde varlıklar âlemine katılır.

Namaz aynı zamanda bir inşa, bir ihya imkânı sağlar. İnsanı yaşadığı zaman ve mekândan uzaklaştırarak perdelerle örtülmüş hakikat bilgisini aralamasına yardım eder. Namazda yaptığı hareketler, okuduğu ayetler kul ile hakikati daha bir yakîn eder. Kur’an’ı genel anlamda incelediğimizde hemen hemen her konudan bahsettiğini görürüz. Dünyadan, ahiretten, insandan, şeytandan, aileden, barıştan, savaştan… Vs. Kur’an insanlığa maddî-manevî hakikat bilgisini sunar.

Bu bilgiler zamanlar üstü olduğundan her dönemde insan için anlamlıdır. Kur’an bir nevi insanlığın hakikatle donatılmış kültürel belleği işlevini görür diyebiliriz. Bazen Fil Sûresi okunur; kaba güçle, hakiki gücün farkına varılır. Bazen Mâun Sûresi okunur; komşuyla uzun zamandır hal hatır sorulmadığı hatırlanır. Bazen Hz. Adem, bazen Hz. Musa bazen de diğer peygamberler tek tek insanın zihninden geçerek namazla gündemimize girer. Bu anlamda Kur’an insanlığın hakikat hikâyesinin sürekli okunarak hatırlanmasına ve insanın kendini ihya ve inşa etmesine imkân verir. Namaz aynı zamanda zikir yani; hatırlamadır. İnsan ve insanlığın ortak hafızasını sürekli gözden geçirmedir. Bu durumda da Fil Sûresi geçmişe ait tarihsel bir vaka olmaktan çıkarak güç-hakikat ilişkisindeki ince çizgiyi aşikâr eder. Bu çizgi sürekli hatırlanmalıdır ki insan yeryüzünde haksız yere kan dökücülerden olmasın. Dikkatli bakıldığında insanın, gündelik hayatın farklı formlarında hem idare eden hem de idare edilen konumunda olduğu görülür. O zaman hikâye bizimdir. Hatırda tutmak önemlidir. Dolayısıyla sık sık tekrarlanmalıdır.

DEVAMINI OKU >> Namazda Fil Sûresi Niçin Okunur?