sytn

 

Günlerden bir gün şeytanın yolu bir köye düşmüş.

 

Keyfi yerinde olan şeytan sırtını bir ağaca dayamış ve buzağısı kazığa bağlı olan ineğini sağan genç bir kadını uzaktan izlemiş.Şeytan kadını epeyce izledikten sonra yerinden kalkıp kazığa bağlı buzağının ipini biraz gevşetmiş.Buzağı az ötede annesinin sütünün kovaya sağılmasını aç karnına izlemeye daha fazla dayanamamış , debelenmiş ve boynundaki ip çözülmüş.Koşarak annesini emmeye giden buzağı süt kovasını devirmiş.

 

Sağdığı süt ziyan olunca sinirlenen genç kadın eline geçirdiği odunu buzağıya vurunca yavru yere yığılmış.

 

Yavrusuna saldırılan inek kayıtsız kalamayıp bir tekmede kadını yere serip öldürmüş.

 

Uzaktan geçmekte olan kadının kayınpederi, ineğin gelinini öldürdüğünü görüp ineği tüfekle vurmuş.

 

Silah sesini duyan koca, karısını yerde cansız yatar, babasını da elinde tüfekle görünce silahını çekip babasını öldürmüş.

 

Kısa bir süre sonra gerçeği öğrenen genç adam, bu acıya dayanamayıp  intihar etmiş.

 

 

Bütün bu olayları bir kenardan izleyen şeytan:

 

“BU FELAKETİ DE BANA YÜKLERLER, BUZAĞININ İPİNİ GEVŞETMEKTEN BAŞKA BEN NE YAPTIM ŞİMDİ” demiş.

 

Bizler yaşamımız da bu ibretlik hikâyede anlatılan olaylarla, aslında her zaman karşılaşıyoruz ama farkında bile değiliz.

Karşılaştığımız olayların sebebini kendimizde aramak yerine işin kolayını bulmuş, ya kaderi böyleymiş der suçu kadere yükler geçeriz ya da şeytana uymuş ne yapalım diye geçiştiririz, suçu kendimizde hiç aramayız bile. Hâlbuki şeytanın bizler üzerinde istediğini yaptırma gücü asla yoktur.

O yalnız nefsimize vesvese verir, bizi dürtükler. Kötüyü güzel gösterebilmek için tuzaklar kurar. İşte bizlerin yanlışı da burada başlar, eğer nefsimizi eğitmemiş, aklımızı devreye sokmamış isek, o yanlışın ardından gideriz. Burada şeytanın bizim üzerinde asla yaptırıcı gücü yoktur, şeytan da zaten aklını kullanmayan kişiler üzerinde etkili olur, onların peşlerinden ayrılmaz. O ipin ucunu gevşetir bizler gerisini yaparız.

Yorum yapın

Giriş yorum için gerekli.