Uzun zamandır gönlümde bata çıka köfte yeme arzusu yanıp duruyordu ve Cumartesi akşamı Üsküdar evlendirme dairesine gitmişken dedim ki ” hadi şu çok meth edilen filizler köftecisi”ne bi gidelim.”

Tabi yaman bir şekilde daha önceleri gittiğim Sultanahmet köftecisi ve çokça gittiğim merkez efendi köftecisi  deneyimlerim gibi bir beklenti içerisindeyim.

İçeri girdik dört tane tek tip takım giyinmiş hanım bizi çok fazla tebessüm ederek “bunu özellikle söylüyorum çünkü samimiyetsizlik vardı” karşıladı ve kalabalık olmasına rağmen hemen resimdeki gibi kapı kenarında bir masaya oturduk. Garsonların yönlendirmesine mecburen uyduk ve mekanın başka yerlerine bakma imkanımız olmadı. Cam kenarları zaten full çekiyor.

İçerde temizlikçi hanımlar devamlı yerleri süpürüyorlar ve durmayan bir hareket var. Tamam mekanın temiz tutulması ve bunun için çalışılması çok güzel ama devamlı temizlikçi hanımların dolaşması ” yani masaların arasında dört dönmesi” ve kapıdaki kızlar beni yordular. Zaten garsonların devamlı koşuşturması yeterince gözümü ağrıttı.

Genç bir arkadaş geldi ve siparişimizi istedi. O sırada eşim bana masanın üzerinde ama cam altında muhafaza edilen fiyat listesini gösterdi. Ben de genç garson arkadaşa “bu porsiyonda kaç tane köfte var” diye sordum. Cevap çok net “4 adet parmak köfte”.

Tekrar sordum ” sizce benim bu bir porsiyon köfte ile doyma imkanım var mı?

Cevap ” Ben bilemem ki efendim sizin kapasitenizi.”

Cevap karşısında bir buçuk iki porsiyon köfte ve piyaz siparişi verdim. Aslında garson arkadaş çok nazik ve kibardı, çok beyefendiydi, garson arkadaşlar mekandaki tek iyi şeydi.

Ne yazık ki yirmi dakikaya yakın bekledik, eşim artık kalkalım diye pres yapıyor. Dayanamadım yine masaların aralarında koşuşturan birini yakaladım ve servis hızını sordum. En geç on dakikada masada olur dedi. Ben yirmi dakika oldu siparişim gelmedi deyince. Ben hemen ilgilenicem diyerek hızla yanımızdan ayrıldı.

Neyse sonunda siparişimiz geldi ve gelen tahmin ettiğimiz gibi tam bir hayal kırıklığı oldu. Aslında çok açık ve net bir ifadeyle “4 adet parmak köfte” den ne çıkacağını biliyordum ama yine de porsiyonların büyüklüğüne ve sunuma dair farklı bir ümit besliyordum.

Sonuçta sinir ve hayal kırıklığım birbirine karışmış bir şekilde kalktık. Çay bile içmedik. Sinirden nasıl çıktığımı hatırlamıyorum ama aç geldim ve 51.TL hesap ödeyerek aç kalktım.

Bu mekan kendini ” veya hangi gurmeler seçti ise” birinci sıralamaya koymuş, Sultanahmet köftecisi ikinci ve sıralama devam ediyor. Bu sıralamadaki kıstas nedir çok merak ettim ama belli ki bu sıralama içinde fiyat ve porsiyon büyüklüğü unsuru değerlendirmeye alınmamış.

Başka sitelere bakıyorum. Off atıyorlar, tutuyorlar, şunu yiyin, bunu da mutlaka yiyin, hesap yetmedi birde marketten alışveriş yapın, falan filan.

Ya ben bunların hiçbirisini niye göremedim. Köfteler şöyleymiş, böyleymiş, çok lezizmiş vs.

Değil kardeşim işte sıradan ve hiçbir özelliği olmayan İnegöl köfte bu.

İlle bu faiş fiyatı açıklamak  için bir bahane üretmenize gerek yok kendini gurme zanneden şahıslar.

Ama siz kendinizi tanıtıp ta hesap ödemeydiyseniz, ödeyen insanlara da bir sorun.

Ben diyorum ki “Biz denedik, boyumuzun ölçüsünü aldık, ama bir daha asla benim param oraya girmez”.

Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve cevap verin. Her şey boş, aşağıdaki porsiyonla doyulur mu?

 

Yorum yapın

Giriş yorum için gerekli.