Eğlence

Ali İtak - 21 Kasım 2011

Çözüm;

1- Sitemizim admin paneline giriyoruz.

2- Ayarlar ve Çeşitli kısmını açıyoruz.

3- Yüklemeleri bu klasörde sakla kısmına  ” wp-content\uploads ” yazdığından emin oluyoruz.

4- Dosyalar için tam adres yolu kısmına ” site adınız\wp-content\uploads ” yazıyoruz.

Böylece problem hallediliyor.

Buradaki püf nokta dosyalar için tam adres yolu kısmı normalde boş oluyor. Buraya sitemizin adını ve bağlatısını yazarak probleme çözüm üretmiş oluyoruz.

Umarım çözüm olmuştur.

DEVAMINI OKU >> WordPress Resim Ekleme Problemi…

Ali İtak - 24 Mayıs 2011

osman-sinavHocam diyorki; Kıvanç Tatlıtuğ daha oyuncu olamadı, şu anda sadece bir star ve sadece parlıyor.

Ama Kenan İmirzalıoğlu “aynı zamanda öğrencisidir” her manada oyucudur. Zaten hocam öğrencisini her fırsatta yere göğe sığdıramıyor.

Kenan İmirzalıoğlu  Osman Sınav hocama ölene kadar oyucu olacağım diye söz vermiş. Bu sözün arkasında durabilmek için devamlı kendini geliştiriyor.

Hocam ayrıca sinema işine Dinimizden ve Allah(C.C.)’ın Kuran-ı Kerimi hadisler ” yani hikayeler” şeklinde indirilmesinden etkilenerek ve bu mantıktan yola çıkarak senaryo yazmaya ve sinema filmleri çekmeye başladığını söyledi.

Söyledikleri ilginç ama aslında doğru.

Mesela hocamın söylediği diğer bir şey; Neden Kuran-ı Kerim  25 yıla yayılarak indirildi. Allah(C.C.)’ın bunu neden tek kalemde indirmeyerek bu kadar uzun zamana yaydı ve olayları hikayeler şeklinde anlattı.

Ayrıca reyting canavarına yenik düşen ve yayından kaldırılan Kılıç dizisi ile irintili sorulması gereken dört soruyu hatırlattı;

1. Neden Musa Aleyhisselam düşmanının yani firavunun evinde büyüdü. Bundaki hikmet neydi.

2.Neden Lut kavmi yok edildi.

3.Neden Kuran hikayeler anlatır.

4.Neden Kuran-ı Kerim’in tümü bir anda inmedi ve 25 yıla yayıldı.

DEVAMINI OKU >> Kıvanç Tatlıtuğ Oyuncu Değil Star…

Ali İtak - 24 Nisan 2011

klasik_otomobiller

16 Nisan 2011 Cumartesi günü Klasik Otomobil tutkunları Sakarya’nın Sapanca ilçesinde bir araya geldi.

Klasik Otomobil Kulübü tarafından Sapanca ilçesi Güral Otel’de “Klasik Otomobil Rallisi” düzenlendi. Güral Sapanca Klasik Otomobil turuna 1930 modelden başlayan değişik tarih ve modellerde 38 araç katıldı. Sapanca Güral Otel’in sponsorluğunda bir araya gelen her biri bir servet değerinde olan 38 klasik otomobil tutkunu Sapanca’nın müthiş doğa güzelliğinde hafta sonu keyfini çıkarttılar

Klasik Otomobil Kulübü Başkanı Aydın Harazi sezonun ilk yarışını Sapanca’da gerçekleştirdiklerini belirterek, “Bugün Güral Sapanca Otelin sponsorluğunda sezonun ilk rallisini yapmış olacağız. 40’a yakın bir araç katılımı var. En önemlisi kazasız belasız güzel bir gün geçirmek. Bu 19 Mayıs’ta Bodrum’da yapacağımız bir sonraki ralliye bir alıştırma diyebiliriz. Hem İstanbul’a yakın olması açısından hem etabın daha kısa ve keyifli açısından bugün yaptığımız bu etkinliğe ısınma rallisi diyebiliriz” dedi.

Harazi, 1920’lerden 1970’le kadar araç bulunduğunu belirterek, “Bugün burada bin 1920’li yıllardan tutun 70’li yılların sonuna kadar 60, 70 seneyi kapsayan bir dilimde Anadol’dan tutun Rolls-Royce’e kadar her çeşit klasik araç var. Amerikan arabaları ağırlıklı Corvette, Jaguar, Mercedes gibi bir birinden keyifli güzel araçlar. Meraklısı için hem keyifli bir uğraşı hem de tatmin edici bir uğraşı hem bakımı yapıp arabayı çalışır bir hale getirdikten sonra aldığınız haz bir çok şeye değişilmez. Parça bulma konusunda arada sırada zorluklar çekiyoruz ancak artık internet ortamında parça bulmak eskisi kadar zor değil.

Yurt dışındaki üreticilere ulaşabiliyorsunuz. Mühim olan doğru ustayı bulmak” diye konuştu.

Klasik Otomobil Kulübü Yönetim Kurulu üyesi Can Garo İlkkan “Bugün Sapanca’da Türkiye Şampiyonasının ilk rallisi ilk ayağı gerçekleştirmiş olacağız. Sapanca etrafından ufak bir gezintisi sonrası Kartepe’ye çıkıp çay kahve molası verip burada finişi yapacağız. Her sene 3 tane Türkiye Şampiyonası için yarışımız var bu yarış 2011’in ilk yarışı olacak. Bugün burada bulunan araçların 10 bin dolar ile 100 bin dolar arasında değişen fiyatları var” dedi.

Daha sonra Güral Otel bahçesinde bir araya gelen klasik otomobil tutkunları sırayla otelden çıkış yaparak Sapanca’da ilçesinde tur attılar.

İnşallah bir sonraki ralliye bende katılırım diyeyim bari…

DEVAMINI OKU >> Güral Sapanca Klasik Oto Şenliği…

Ali İtak - 09 Aralık 2010

urwerk1

Urwerk saatler hakkımda benimde birşeyler söylemem lazım.

Hatta geç bile kaldım.

Döner uydu komplikasyonu ile çalışan URWERK  saatler,  dakikaları teleskopik elleriyle gösterir ve  bu sistemin patenti alınmıştır. Üç yörüngede dönen uydu kollar dakikaları gösterir ve ortasında duran rakam saatin kaç olduğunu bildirir. Üç koldan hangisi rakamlar üzerinde ise gerçek saati gösteren uydu kol odur.

Mesela üst resimdeki saat 8:17. Diğer iki uydu kol ise saati gösteren kol rakamlardan çıktığı zaman devreye girecektir ve bu böylece sürüp gidecektir.

UR203COMPLICATION-1

Çalışma mekanizması ise olduça ilginç. Bilindik sallantı, yani kinetik enerji ile çalışan saat, kitetik enerjili saatlerin en büyük sorunu olan uzun süreli durağan kalma durumlarında da gücünü üretmeye devam ediyor. Alt kısmında iki adet rüzgar pervanesi bulunan saat, havadaki basınç dalgalarını absorbe ederek hareket eden bu pervaneler, fazla rüzgarı depolayıp ihtiyacı olan kadarını kullanıyor. Saati ne kadar uzun süre hareketsiz bir yere koyarsanız koyun, evin içerisinde dahi mutlaka bir hava akımı oluşacaktır ve altındaki iki küçük rotor ile bu gücü de çalışmak için kullanıyor.
urwerk-ur-203-edition-speciale_5
Fiyat hakkında bilgi sahibi olmak isterseniz; en çok tercih edilen modellere ait fiyat bilgileri;

Urwerk UR-103 ; 47.500.€
tn_165_UR103_1283091717

Urwerk UR-103T Mexican Fireleg; 56.500.€
TheUrwerkUR103TMexicanFirelegwatch_1283092658

Urwerk UR-CC1 44.500.€
tn_171_URCC1BlackCobra_1283093258

Urwerk UR-202 112.000.€
ahci_image.1533001

urwerk2
Kolunuzda nasıl görüneceğini konusunda fikriniz olması için ;
ml_image.1928731
ml_image.1928736

DEVAMINI OKU >> Urwerk Saatleri…

Ali İtak - 04 Aralık 2010

general

Bertone ile işbirliği içinde üretilen bu concept motosikletin tasarımcısı Flavio Adriani.

lamborghini-motorcyc-1w

lamborghini-motorcyc-2w

lamborghini-motorcyc-3w

DEVAMINI OKU >> Lamborghini Concept Motorsiklet…

Ali İtak - 24 Kasım 2010

AMG Nedir.?

mercedes-sl-63-amg

AMG (Aufrecht Melcher Großaspach), Hans-Werner Aufrecht ve Erhard Melcher tarafından 1967 yılında Almanya’nın Stuttgart şehrindeki Großaspach kasabasında kurulmuş bir modifiye şirketidir. “AMG” bir kısaltma olup; kurucularının soyadları ve bulundukları kasabanın baş harflerinin birleşmesiyle meydana gelmiştir. “AMG; Hans Werner AufrechtEberhard MelcherGroßaspach

AMG kuruluş yıllarının başında, yarış motorlarının test ve dizayn odaklı çalışıyordu. Sonradan büyüme kararı alarak; ısmarlama araç siparişi ve standart mercedes marka otomobillere odaklanmıştır. 1999 yılında Mercedes firması bünyesine katılarak Mercedes’in resmi modifiye şirketi haline gelmiştir. AMG firması araç üretmez. Varolan Mercedes marka araçtan en iyi derecede verim alınması için aracın gerek iç aksamıyla gerekse dış aksamı olan şasesinde modifikasyonlara giderek, varolan aracın ekstrem bir yapıya kavuşmasını sağlar.

AMG firması tarafından dokunulmuş araçlara sertifika verilir. Bu sertifika AMG tesislerinde üretilen her motorun silindir kapağı üzerine yapıştırılır ve bu yapıştırılan sertifika kesinlikle yerinden sökülemez. Taklidi üretilemez çünkü her sertifika üzerinde “özel” bir seri numarası bulunur ve bu seri numarası aracın belirli yerlerinde tekrar edilir.
mercedes_amg
Peki BRABUS Nedir.?
brabus-mercedes-sl-class-02
Mercedes, Smart ve Maybech marka arabalara yüksek performans kazandırmak amacıyla Klaus Brackmann ve Bodo Buschmann tarafından 1977 yılında duseldorf’da kurulmuş modofiye şirketidir. Brabus duruma göre, gerek motor ve diğer iç aksamlarda değişikliğe gidebilir gerekse otomobilin dışı olan şaseye de müdahale ederek aracın aerodinamik bir yapıda olmasını sağlayarak araçtan maksimum verimin alınmasını sağlar.
Sonuçta bu iki firma aynı işi yapan rakip firmalar diyebiliriz herhalde…
İŞTE FARK;
2009 Model G55 BRABUS
2009_brabus_mercedes_benz_g_class_v12_s_biturbo-1280x800
2009 Model G55 AMG
2009-mercedes-benz-g-55-amg-thumb1
Aradaki farkı siz değerlendirin… Seçin Beğenin sizin olsun…

DEVAMINI OKU >> AMG vs BRABUS…

Ali İtak - 27 Temmuz 2010

Kara Şimşek ( Knight Rider)

karasimsek

Çocukluk ve gençlik çağlarımın belkide en güzel programlarının başında gelir. Michael Knight ve Kitt ismindeki hemen hemen herşeyi yapabilen arabasıyla yaşadığı maceraları anlatır. Bu dizi ile aklıma gelen ilk şeylerden biri de o zamanlar evimizde renkli TV olmadığı için utana sıkıla üst kattaki komşuya giderdik Kara Şimşek’i renkli izleyelim diye…

——————————————————————————————————————————————–

Şahin (Street Hawk)

streethawk

Kara Şimşek bittikten sonra onun yerine yayınlanmış, benzer konseptte bir diziydi. Bu dizide polis memuru Jessie düşmanları tarafından sakat bırakıldıktan sonra , kaçık bir bilim adamı Jessie’yi gizli bir projeye almıştı. Jessie gizlice ameliyat olup yürümeye başlamış ve olağanüstü özelliklerle bezeli kapkara ve eşi benzeri olmayan bir motosikletin sürücüsü olmuştu. Bundan sonra kahramanımızın şehirdeki kötülerle amansız savaşı başlamıştı. O zamanlar bu abi bize pek bir hoş gelse de dizimiz Kara Şimşek’in yerini tutamamış ve kısa ömürlü olmuştu.

————————————————————————————————————————————————-

Samuray’ın İntikamı (The Betrayed Samurai)

samurai

Pazar öğleden sonra yayınlanan, kılıç sahneleri ile çoluk çocuk herkesi etkilemiş bir Japon dizisiydi. Kahramanımız Tsukinosuke aslında Monte Cristo Kontu’nun Japon versiyonuydu. Kendisi zengin bir aileden gelme asil bir samurayken kuzeni tarafından ihanete uğrayarak Iwo Jima adasına sürülmüştü. babası da oğlunun suçlu olduğuna inanarak harakiri yapmıştı. 10 yıl hapis kalan kahramanımız , yaşlı hücre arkadaşı ölünce onun cesedi yerine geçip adadan kaçmış, prenses Mibu tarafından denizden çıkartılmıştı. Prensesin fedaisi olan Tsukinosuke burada dövüş sanatları ustası olmuş, sonra ikisi beraber yaşlı adamın hazinesini bulmuşlardı. Bundan sonra kahramanımız adını Geshin olarak değiştiriyor ve samurayın intikamı başlıyordu. Kendine ihanet edenleri teker teker doğrayan Tsukinosuke, her cesetin yanına bir çiçek bırakarak kayboluyordu: Iwo Jima’nın intikam çiçeği.

————————————————————————————————————————————————

Aziz’in Dönüşü (Return Of The Saint)

rsaint

Roger Moore’dan sonra Simon Templar karakterini Ian Ogilvy diye biri canlandırmış ve dizi yeniden başlamıştı. Ama bu yeni Saint’in beyaz bir jaguarı vardı ve Avrupa’yı boydan boya dolaşarak güzel manzaralar eşliğinde macera yaşıyordu. Bu dizinin de simgesi, tepesinde hale olan çubuktan bir adamdı.

————————————————————————————————————————————————

Aziz (The Saint)

saint

Eski bir diziydi, dedektif Simon Templar’ın maceralarını anlatırdı, başrolde Roger Moore oynuyordu. Genellikle yanında vakayı çözmesine yardım eden güzel bir kız da bulunurdu, bir nevi James Bond gibi. Zaten dizi bittikten sonra Roger Moore bu sefer de Bond olmuştu. Simon Templar’ın can düşmanı müfettiş Teal idi. Templar her bölümün sonunda bize dönerek gülümser ve tepesinde gerçek bir azizin halesi oluşurdu.

————————————————————————————————————————————————

Kung-Fu

kungfu

Efsane bir diziydi. Kill Bill David Carradine başroldeydi. Kahramanımız Caine Çin’de kör bir hocadan kung-fu öğrenerek master olmuştu. Hocası öğrencisine Çekirge diye hitap ederdi. Sonra kötü Çinliler Caine’in hocasını öldürünce Caine de onları öldürüp Amerika’ya döndü. Dizinin devamında kahramanımız kasaba kasaba dolaşıp etrafına iyilik ihsan felsefe dağıtmış, rastladığı kötü adamların hepsini dövmüştü. Zamanında pek çok genç bu dizinin etkisiyle kung-fu kurslarına yazılmıştı.

————————————————————————————————————————————————

Kaygısızlar (The Persuaders)

kaygisiz

Çok eski bir diziydi, başrollerinde Roger Moore ve Tony Curtis oynamıştı. Roger Moore, çok asil ve kibar İngiliz Lordu, Tony Curtis ise sonradan zengin olmuş Amerikalı bir çapkındı. Yargıcın biri bu ikisini bir araya getirerek polisin çözemediği olayları çözmelerini istemişti. Böylece kahramanlarımız heyecanlı maceralara dalarken sıkı fıkı iki dost olup çıkmışlardı. Her bölümde hızlı arabalar, güzel kızlar, hareket, aksiyon eksik olmazdı.

————————————————————————————————————————————————

Kağıt Bebekler (Paper Dolls)

Paper_Dolls

Mankenler, moda dünyasındaki entrikalar hakkında bir diziydi. Küçük kızlarını model olsunlar diye ajanslara satan anneler, ahlaksız mankenler, pırıltılı ama boş hayatı yüzünden acı çeken modeller, hepsi bu dizideydi. Basbayağı pembe dizi işte. Oyuncuları arasında Morgan Fairchild, Lauren Hutton gibi seksenlerin tv yıldızları bulunuyordu.

————————————————————————————————————————————————-

Piyango (Lottery)

lottery

Bu dizide bir piyango şirketine bağlı çalışan 2 kafadar, piyango talihlilerini bulmak için şehir şehir dolaşırlardı. Bunlardan biri piyango firmasının elemanı, diğeri de mali işler sorumlusu gibi birşeydi. Her bölümde kazanan talihli kişi nedense kaçıp gitmiş olur, bizimkiler ha babam arar dururdu. Sonunda şanslıyı bulduklarında hem 5000 dolar nakit para, hem de milyon dolarlık çekler verirlerdi adama.

————————————————————————————————————————————————

Flipper

flipper

Bizim için dünydaki tüm yunusların adı Flipper’dı. Bunun sebebi de bu eski diziydi. Bu akıllı yunus, sürekli bir sırıtma ifadesi taşıyan , oynak, fingirdek birşeydi. Sandy bunu ağlardan kurtardığı için ne zaman çocuğun başı sıkışsa Flipper yüzer yetişirdi. Maceranın sonunda ciyak ciyak sevinçli sesler çıkartır, kuyruğunun üzerinde hoplayıp sıçrardı.

————————————————————————————————————————————————-

Görünmez Adam (Gemini Men)

gemini

Eski bir dizi olmasına rağmen ülkemizde seksenlerde yayınlanmıştı. Kahramanımız Sam Casey gizli ajandı. Birgün kaza mı ne geçiriyor ve görünmez oluveriyordu. Neyseki gizli servis bunun görünmezliğini kontrol altına almayı becermişti : Kol saati! Kol saatinin bir düğmesine bastı mı görünmez oluyordu ama bunu her gün sadece 15 dakika yapabilirdi yoksa ölecekti. Tabii her bölümde heyecan yaşanırdı, süre dolmak üzere, ne yapacak, ölecek mi diye.

————————————————————————————————————————————————

Masal Tiyatrosu ( Fairytale Theatre)

fairy

Haftasonu sabah yayınlanan ve pek bayılarak izlediğim bir programdı. Program başlarken sunucu “Ben Shelley Duvall, Masal Tiyatrosu’na hoşgeldiniz” derdi. Her hafta ünlü bir masalın filmini izlerdik, Rapunzel, Çizmeli Kedi, Parmak Çocuk… Benim en sevdiğim uyarlama Güzel ve Çirkin idi. O zaman farkında değildik ama her bölümde Shelly Duvall’in ünlü artist arkadaşları rol alırlardı. Mesela Uyuyan Güzel’de yakışıklı prensi Süpermen Christopher Reeve oynamıştı.

————————————————————————————————————————————————-

Gümüş Kaşıklar (Silver Spoons)

silver

Richie Rich’in dizi versiyonu gibi birşeydi. Başrolde oynayan Ricky Schroeder de zaten tip olarak Richie Rich’in tıpkısı sarışın bir oğlandı. Bu dizi sayesinde Anglosaksonların “ağzında gümüş kaşıkla doğmak” deyimini öğrenmiştik.

Hikaye çok zengin ama çocuk ruhlu bir adamın, yaşadığı bir haftalık evlilikten bir oğul sahibi olduğunu öğrenmesiyle başlıyordu. İşte bu oğlan Ricky idi. Adam oğlunu muhteşem malikanesine getirtince Ricky için bir eli yağda ötekisi balda bir hayat başlamıştı. Çünkü babası oyuncak fabrikası patronu idi ve malikane inanılmaz oyuncaklarla doluydu, uzayıp giden trenler, böyle kocaman oyun makinaları, bilardo, tiltler. ————————————————————————————————————————————————

Zamanın Ötesinde (Quantum Leap)

quantumleap

Seksenlerin sonuna doğru TRT’de cumartesi günleri öğlen saatlerinde yayınlanan bir diziydi, bu diziye özel bir sevgi besler ve her hafta bayıla bayıla izlerdim. Dizimizin kahramanı Sam diye bir quantum fizikçisiydi. Sam benim aklımda özellikle o kapkalın kaşlarıyla yer etmiştir nedense? Neyse, bu Sam bir gün deney yaparken cihazlarda sorun mu çıktı ne olduysa, kendini geçmişte bulmuştu. Bundan sonra her hafta Sam’in zamanda yaptığı seyahatlerini izlemiştik, ama Sam gittiği her zamanda başka bir kişinin kimliğine bürünüyor, ne bileyim bazen bir savaş uçağı pilotu, bazen şişko bir kadın oluyordu. Her bölümde yeni kimliğiyle geldiği yerde illa bir ayna olur, Sam o aynada yeni suratı ile karşılaşırdı. Sam maceralarında yalnız değildi, kendi yaşadığı zamandan bilim adamı arkadaşı Al , hologram formunda görünür, elinde acayip bir cihaz, zigi midir nedir, bu Sam’i maceralarında takip eder ve aletine bakarak Sam’a “Zigiye göre şunu yapmalısın, bunu etmelisin” gibilerden öğüt verirdi. Sam de gittiği zaman ve mekanda yeni kişiliğinin gerçekleştirmesi gereken ödevi keşfedip yerine getirmeye çalışırdı.

————————————————————————————————————————————————

Evli Ve Çocuklu (Married With Children)

mwc

Bu dizi birbirlerinden nefret eden, hayattan bezmiş sefil Bundyler’in hayatını anlatırdı. Abazan oğul Bud ve aptal sarışın kaşar ablası Kelly mütemadiyen didişir, anneleri Peggy günü tv karşısında geçirip kocasının cüzdanını yağma etmenin yeni yollarını keşfederdi. Ailenin babası, hepimizin idolu Al Bundy idi. Zavallım bütün gün gün sefil bir ayakkabıcıda çalışır, akşam eve geldiğinde Peggy buna bir tas bile yemek vermez, üzerine illa uyuz komşu Marcy ile kocası (önce Steve sonra Jefferson) damlarlardı. Al ne yapsın, elini çüküne sokar, tv karşısında kendinden geçmeye çalışırdı. Yıllar geçtikçe Al’ın saçları seyreldi, göbeği çıktı, ama yaşlandıkça filozofluğu da tavan yaptı. Bir keresinde sevişmek isteyen Peggy’e “Lütfen Peg, 16 yıldır evliyiz, artık sadece arkadaş olamaz mıyız?” demesini asla unutamamışımdır. CNBC-e yıllardır döndüre döndüre bu diziyi yayınlar, hayır duamızı alır.

————————————————————————————————————————————————

Büyük Tuzak (WiseGuy)

wiseguy

Seksenlerin sonunda TRT’de yayınlanmış ve ortalığı kırıp geçmiş bir mafia dizisiydi. Başrolde gizli ajan Vinnie Terranova rolünde harikulade sesi ve muhteşem fiziğiyle genç kızların ilahı olan Ken Wahl oynardı. Şimdi bakıyorum da tekkaşlı imiş kendisi. Diziden sonra da söndü gitti zaten, o karizmayı devam ettirememişti. Dizide ise Frank McPike yönetimindeki organize suçlar departmanının en has adamıydı, kimlik değiştirir, tekinsiz adamların peşine düşer, başı sıkışınca tekerlekli sandalyedeki Mike amcayı arardı. Mike amca ne yapar eder Vinnie’nin paçasını kurtarırdı. Ken Wahl ayrıldıktan sonra dizinin de bütün havası sönüp gitmişti.

Benim kalbimde bu dizi, kara şimşek ve güzel ve çirkin ile birlikte çok özel bir yere sahipti.

————————————————————————————————————————————————

Hayat Ağacı (Generations)

hayatagaci

Seksenlerin sonunda yayınlanmış kısa ömürlü bir Amerikan pembe dizisiydi. Biri beyaz biri siyah iki ailenin maceralarını anlatırdı, zenci aile dondurmacıydı, bunların ninesi beyazların annesinin dadısıymış eskiden, böyle bir hikayeleri vardı. Dizinin kahramanı başbelası sarışın Sam’di. Bunun kendiyle yaşıt Monik diye bir teyzesi vardı, Monik esmer ve de yakışıklı bir herifle evlenmişti, ancak bu dizinin prensi kesinlikle Kayl Mastırs idi, bütün hatunlar hastasıydı Kayl’ın hatta bizim Çalıkuşu Özgür bile! Sam’in çevirdiği dolaplar sonucu başına dert olan otel sahibi zengin bir de herif vardı. Dondurmacılarda da işler karışıktı. Bunların oğlu sevimli Adam, aile dostları Martin’in karısı Dorin ile al takke ver külah durumlardaydı. Sonradan Dorin hamile kaldı ama Adam, Maya diye çok genç ve güzel bir sevgili bulmuştu. Bu dizinin son sahnesinde Adam’ın babası kalp krizi geçirirken Dorin nedense adamın üzerinde oturuyordu ve tam o sırada ailenin kalanı içeri girmişti.

————————————————————————————————————————————————-

Booker

booker

21.Cadde’den ayrılan Richard Grieco’nun kendi karakterinin dizisiydi, kızlar arasında çok popüler olmuş, posterleri çıkartmaları ortalığı sarmıştı. Şimdiki gençlik dergileri nasıl acaba? Merak ettim… O zamanlar işte “Booker hakkında bilmedikleriniz”, “Richard Grieco mu Johnny Depp mi?” falan gibi masumane yazılar çıkardı. Biz de sanki bunları koynumuza alacağız ya deli gibi posterleri, çıkartmaları biriktirip, haklarında yazan herşeyi ezbere bilirdik.

————————————————————————————————————————————————-

Pop Saati

popsaati

Pop Saati’ni Erhan Konuk hazırlayıp sunardı. Hiç değişmeyen bir dekorun önünde hiç kıpırdamadan oturur, ifadesiz bir yüzle ve tane tane konuşarak videoları takdim ederdi izleyenlere. Aradan Allah bilir işte kaç yıl geçti, Erhan Konuk ne dekorunu ne jeneriğini ne de pozisyonunu değiştirdi, hala aynı şekilde sevgili izleyenleriyle buluşmaya devam ediyor, tek fark saçlarına düşen aklar, böylece  eski programlarla yenileri ayırd edebilirsiniz. Zamanında bunun hakkında “programını sadece 7 kişi izliyor” diye espriler yapılırdı. Erhan Konuk her videouyu hakkıyla sonuna kadar gösterir, Sezen Cumhur Önal gibi cart diye kesmezdi sonunu.

————————————————————————————————————————————————

Sahil Güvenlik (Baywatch)

sahil

Seksenler yavaş yavaş sona erip yerini farklı zamanlara bırakırken ekranda değişik diziler belirmeye başladı. Bunların ilki Sahil Güvenlik’ti. Kırmız şortlu adamlarla, kırmızı mayolu ve iri memeli kadınların plaj maceralarını anlatıyordu. Başrolde Kara Şimşek David Hasselhof oynuyordu, o sıralarda bütün gençlik dergileri bunun boy boy posterlerini verip durmuştu. Bir de sarışın silikon fırtınası Pamela Anderson var ki, resmen artık doksanlara geldiğimizin habercisiydi.

————————————————————————————————————————————————

Savaş Ve Anılar ( War And Remembrance)

savasanilar

Başrolünde Robert Mitchum’un oynadığı ve 2.Dünya Savaşı öncesi anlatan Savaş Rüzgarları’nın devamıydı bu dizi ve tabii TRT’de yayınlanmıştı. Kadın oyuncu Jane Seymour idi. Kahramanımız bir uçak gemisine komuta ediyordu ve unutamadığım bir sahnede, uçaklar gece dönerken, düşman görmesin diye ışıklar yakılmamış, ama komutan pilotlarını kaybetmemek için herşeyi göze alarak upuzun gemi boyunca tüm ışıkları yaktırmıştı bir anda, muhteşem bir andı.

————————————————————————————————————————————————-

Barış Manço İle 7’den 77’ye

manco

Nurlar içinde yatsın, rahmetli Barış Manço’nun herkesi ekran karşısına toplayan muhteşem pazar programıydı. Barış abi sayesinde biz de tv karşısında dünyayı gezdik, belki hiç göremeyeceğimiz ülkeleri gördük, bir sürü şeyler öğrendik. Bir de bu programın Adam Olacak Çocuk isimli yarışma bölümü vardı ki, minicik veletlerle Barış abinin kurduğu diyalog inanılmazdı, bu ufaklıklara şarkı söyletir, en sevdikleri ikinci yemeği sorardı, çünkü her çocuğun en sevdiği yemek köfte idi o zamanlar. Tabii her ufaklık 10 puan 10 puan 10 puan alıp şampiyon olurdu. Sonradan Adam Olacak Çocuk’la dönüşümlü olarak 2.Kahvaltı başladı, emekli pinpon hanımlar ve beylerle sohbet ederdi Barış Abi. Ve her programın sonunda o unutulmaz adresi verirdi:
Barış Manço Moda 81300 İstanbul

————————————————————————————————————————————————

Murphy Brown

murphybrown

Murphy Brown sarışın ve yalnız yaşayan gazeteci bir kadındı, bir haber dergisinde mi ne çalışıyordu. Tabii dergide çeşit çeşit nevi şahsına münhasır kişilikler, bir de isminden dolayı unutmadığım Korki diye komik bir kadın vardı. Neyse işte bu dizi bu dergideki tiplerin ve Murphy’nin maceralarını anlatırdı, çok komikti ama ana fikri neydi, sonunda ne oldu hiç hatırlamıyorum.

————————————————————————————————————————————————

Görevimiz Tehlike (Mission : Imposible)

gorevtehlike

Tom Cruise’un cafcaflı filmleri hikaye, asıl Görevimiz Tehlike’yi biz TRT’de pazar öğle yemeğinden sonra ailecek izlerdik. Bu özel ekibin başı beyaz saçlı yaşlı kurt Jim’di. Her bölüm önce o meşhur gaza getirici müzikle açılır sonra Jim, küçük kara bir kutu bulurdu, bu kutu “Senin görevin Jim eğer kabul edersen..” diye konuşmaya başlar, ve bu haftaki görevlerini anlatırdı. Sonra da 5 saniye içinde kendi kendini yok ederdi! Ben bu ekipteki tilki suratlı esmer Nicholas’ı beğenirdim, şimdi bakıyorum da pek te çirkinmiş. Ekipteki güzel kadın karakter bir süre sonra ölüp diziden ayrılmış, yerine Ziyaretçiler’deki Diana’yı oynayan kadın gelmişti.

————————————————————————————————————————————————

21. Cadde ( 21 Jump Street)

jumpstreet

Tüysüz mü tüysüz, parlak mı parlak, kısacası süt gibi bir Johnny Depp’in başrolde oynadığı aksiyonu bol bir polisiye diziydi. Johnny bu diziyle genç kızların ilahı olmuştu. Kahramanlarımız genç polisler olduklarından kılık değiştirip genç öğrencilerin arasına dalar ve onların alkol, uyuşturucu, seks, AIDS vb vb problemleriyle uğraşırlardı. Bu dizideki Dennis Booker (Richard Grieco) sonradan ayrılıp kendi dizisine sahip bir kahraman olmuştu.

————————————————————————————————————————————————

Güzel Ve Çirkin (The Best And The Beauty)

guzelcirkin

Pazar gecelerinin unutulmaz dizisiydi. İnsanın içine işleyen dokunaklı bir müziği vardı. Açılış jeneriğinde Vincent’ı seslendiren sanatçı harikulade bir şekilde ulaşamayacağı bir dünyada yaşayan sevdiği kadını anlatır ve “onun adı Catherine” derdi. Vincent ülkemizde aslan adam olarak tanınan acayip bir yaratıktı. New York metrosunun alt katlarında, labirent gibi esrarlı bir yerde yaşardı. Catherine ise zengin, güzel, başarılı bir avukattı. Birgün yolda saldırıya uğrayıp yüzü kesiliyor ve parka terkediliyordu. Bunu bulan Vincent kadını aşağıdaki gizli odalara götürüyor, yeraltındaki güruhun lideri Baba, Catherine’i tedavi ediyordu. Sonra Catherine ile Vincent aşık oldular, Catherine’in parmağı kesilse Vincent bunu hissedebiliyor, kükreyerek gelip Catherine’i bin türlü beladan kurtarıyordu. Catherine’in çatıkatında harika bir dairesi ve muhteşem manzaralı bir balkonu vardı, balkonun kapılarını açınca ince tül perdeler uçuşur, Catherine ağır ağır yürüyerek balkona çıkar, gecenin karanlığında ışıl ışıl parlayan Manhattan manzarasını izlerdi. Az sonra Vincent gelir, birbirlerine sarılırlar ama daha ileri gidemezlerdi. Ne yazık ki Linda Hamilton diziden ayrılınca Catherine karakteri öldü ve devamını izlemedim.

————————————————————————————————————————————————

Müzik Yelpazesi

yelpaze

Sezen Cumhur Önal’ın sunduğu klasik bir müzik programıydı, Önal’ın sunumları ekol olmuş, yıllarca dillerden düşmemişti. Bu programın hiç değişmeyen bir jeneriği vardı, jenerikte Rita Haywort’un Gilda şarkısından bir bölüm, Jason Donovan Sealed With a Kiss’ten bir parça, Nat King Cole Autumn Leaves bir kuple… bu böyle giderdi. Programda Sezen Cumhur Önal zenci şarkıcıları “çikolata renkli” olarak takdim ederdi. Nat King Cole hem çikolata renkli hem de kadife sesli şarkıcıydı. Arada sonbahar rüzgarlarıyla savrulan yaprakların hışırtısı falan gibi ağır romantik konuşmalar yapardı. Ve dekorda kafasının arkasında bir yelpaze vardı!

DEVAMINI OKU >> Çocukluğuma Ait TV Dizileri…(Nostalji Baabında)

Ali İtak - 20 Mayıs 2010

Google Earth

Google Earth sadece dünyayı keşfetmek için değil! Bu iki oyun ile hiç keşfetmediğiniz bir Google Earth’ü keşfedecek, dünyaya başka gözlerle bakacaksınız…

Earth Contest

Ücretsiz bir seyehat oyunu olan Earth Contest ile arkadaşlarınızla dünyayı gezebilirsiniz. Bu esnada genel kültür ve eğlence konularında soru cevap yarışması yapabilirsiniz. Aynı oyunun pek çok modu var; ipuçlarını takip ederek bir yerden bir yere gitmeye çalışan oyuncular, dünyayı geziyor.

Google Earth War

GEWAR bir devasa online strateji oyunu. İnternet tarayıcı içerisinden google Earth eklentisi kurulu bir şekilde oynanabiliyor.

Oyunu oynarken uymanız gereken pek çok kanun ve kural mevcut. Ama oyun bunları takip edince keyifli oluyor. Oyunun amacı dünyanın bütün şehirlerini ele geçirmek.

Ordular kurun ve savaşın, hatta nükleer silahlar ile şehirleri ortadan kaldırın…

Hadi bakalım kolay gelsin…

DEVAMINI OKU >> Google Earth’te Oyun Oynar mısınız?

Ali İtak - 17 Şubat 2010

Rio Karnavalı’ndan nefes kesen fotoğraflar…

ZZ0CE11B4A

ZZ2AA317B4

ZZ4A281175

ZZ4E36C415

ZZ7A2B1641

ZZ09A6D3B8

ZZ58D48E6F

ZZ299C6E3F

ZZ504902B8

DEVAMINI OKU >> Rio Karnavalı…

Ali İtak - 13 Şubat 2010

Bende istiyorum bende, bende….

01

02

03

05

04

010

012

011

DEVAMINI OKU >> Güney Kore’de Çamur Festivali…