Güzel Sözler

Ali İtak - 15 Ekim 2011

Kolunda Hazreti İsa dövmesi bulunan Pino, eşiyle birlikte kısa kollu tişörtle yolda yürürken, Suudi polisler tarafında karakola götürüldü.Neye uğradığını şaşıran Pino, gözaltı nedeninin dövmeleri olduğunu da karakolda öğrendi.

Polis aracında, eşiyle beraber bir süre Al Nasr yetkililerinin gelmesini bekleyen Pino daha sonra serbest bırakıldı. Adeta çileden çıkan Pino’nun eşi bir an önce Suudi Arabistan’ı terk etmek istediğini söyledi. Kolombiyalı futbolcunun kollarındaki Hazreti İsa figürlü dövmeler yüzünden gözaltına alındığı açıklaması resmi olarak yapıldı. İslam polisi, Suudi Arabistan’da kollarında dövme bulunan futbolcuların uzun kollu forma giymek zorunda olduğunu bildirdi.

Peki Pino bu dövmeyi nerede yaptırmıştı.?

İstanbul’da.

Bu olay bize gösteriyor ki; elimizdeki özgürlüklerin ve bunların hayatımıza kattığı değerlerin kıymetini bilmeliyiz. Bu özgürlüklerin kıymetini bildikçe ve bunları yaşayarak ne kadar değerli olduğunun farkına vardıkça daha da fazlasını istemeliyiz.

Çünkü biz Suudi Arabistan veya başka bu zihniyette yönetilen bir arap devleti değiliz.

DEVAMINI OKU >> Özgürlükler Üzerine…

Ali İtak - 12 Mayıs 2011

Ataturk

İzmir kurtulmuş, çok tatlı bir yorgunluk, Ankara’ya hareket edecekler… Trene binerler ve kompartımana çekilirler.
Ertesi gün, yaveri, Atatürk’ün kompartımanının kapısını çalar. Atatürk, yorgun, bitkin bir halde kravatını yıkamaktadır. Yaveri: “Paşam bu ne hal, hiç uyumadınız herhalde; niye böylesiniz”, der.
“Çocuk, kompartımanıma yastıkla battaniye koymayı unutmuşsunuz, kolumu yastık yaptım ağrıdı, setremi yastık yaptım üşüdüm, uyumadım kalktım”, der.
Yaveri: “Aman Paşam! Birimize haber vereydiniz; hemen size bir yastıkla battaniye getirirdik”, der.
Ve bir ülke kurtarmaktan dönen komutan tarihi bir cevap verir:
“Geç fark ettim, hepiniz en az benim kadar yorgundunuz, hiç birinize kıyamadım. Önemli olan benim uyumam değil; milletimin rahat uyuması”.

ataturk1

DEVAMINI OKU >> Milletin Rahat Uyuması…

ayakkabi

Uzmanlar düşük özgüven nedeniyle bir şekilde diğerlerinden “yukarıda” olmak isteyen kadınların ne kadar yükseklikte ayakkabılar tercih ettiğini belirleyecek bir ölçek önerdiler.

Yüksek topuklu ayakkabılar aynı zamanda rekabete, gösterişe ve dişiliğini göstermeye eğilimi olan kadınlar tarafından da tercih ediliyor.
Sivri topuklu ayakkabılar genellikle özgüveni yüksek ve enerji dolu kadınlar tarafından giyiliyor. Bu kişiler çekicilik, kolay fark edilme ve kadınsılığa önem veriyor.

Alçak dolgu topuk tercih eden kadınlar doğaları gereği rahat, yumuşak ve değişken olarak tanımlanıyor. Bu kadınlar iş birliğine sıcak bakan ve konuşmaktan zevk alan kişiler olarak tarif ediliyor.

Yüksek dolgu topuk tercih edenler ise psikologlara göre kesinlikle güvenilir, katı ve görüşünü savunacak cinsten kişiler. Aynı zamanda zor zamanlarda da tahmin edilemez bir tavırları oluyor.
Pratik ve romantik kadınlar platform ayakkabıları tercih ediyor, ve psikologlar bu kadınların oldukları gibi davranmaktan çekinmediğini belirtiyor.
Erkek tarzını yansıtan kısacık topukları tercih edenler ise genellikle ne istediğini bilen ancak depresyona girme eğilimi bulunan kişiler.

Spor modellerden vazgeçemeyenler ise dürüst ve iletişim yönü kuvvetli kadınlar. Ancak bu kişiler de genellikle muhafazakar ve değişime kapalı kişiler olarak tanımlanıyor.

Ama unutulmaması gereken gerçek şu ki; bunlar sadece araştırma ve hiçbir şekilde ispatlanmış şeyler değil…

DEVAMINI OKU >> Ayakkabı tercihi kadınların kişiliğini yansıtıyor…

Ali İtak - 21 Ekim 2010

ambaniresidence_dHindistan’ın en zengini, dünyanın dördüncü zengini Mukesh Ambani, dünyanın en pahalı evini yaptırdı.

Evin değerinin 630 milyon sterlin yani 1 milyar dolar olduğu belirtiliyor.

Reliance Industries’in Başkanı Ambani, 27 katlı gökdelen şeklindeki evi ”Antila”ya, bu ay taşınmayı planlıyor.

Ambani’nin evini, ABD’li mimarlık şirketi Perkins Will and Hirsch Bedner Associates tasarladı.

Hintli zenginin ailesiyle yaşamak için, Mumbai’de inşa ettirdiği 3500 metre karelik devasa yapıda dokuz asansör, sağlık kulübü, jimnastik salonu, dans stüdyosu, balo salonu, konuk odaları, çok sayıda dinlenme odası, 50 kişilik sinema salonu, katlarda bahçeler, 3 adet helikopter pisti ve 160 araçlık kapalı otopark bulunuyor.

Ambani adını efsanevi bir adadan alan ve dünyanın en pahalı evi olan Antilia’yı yaptırana kadar gösterişten uzak bir zengin olarak tanınıyordu.

Evdeki yeşil alanların durumu…

ambaniresidence_c

Genel kullanım şeması…

ambani_ev

DEVAMINI OKU >> Zenginliğin Sınırı Yok…

Ali İtak - 27 Temmuz 2010

iskenderpolat

Star TV tarafından www.startv.com.tr’de düzenlenen “Kurtlar Vadisi’nin En Unutulmaz Sözü” anketi sona erdi. Ankette kazanan Polat Alemdar’a ait bir söz oldu.Yedi ayrı sözün yarıştığı anket, dizi fanatiklerinin Polat Alemdar’a ait “Ben soru sormam, hesap sorarım” repliğini unutamadığını ortaya çıkardı.

Ankette yarışan sözlerin aldıkları oylara göre sıralaması şöyle:
1- “Ben soru sormam hesap sorarım.” Polat Alemdar (yüzde 17)

2-“İki kişinin bildiği sır değildir.” Aslan Akbey (yüzde 16)

3- “Sonunu düşünen kahraman olamaz.” Polat Alemdar (yüzde 15)

4-“Kurtlarla yaşayan ulumayı öğrenir.” Polat Alemdar (yüzde 15)

5-“Ne sevdiğim için yaşayabiliyorum, ne vatan için ölebiliyorum.” Polat Alemdar (yüzde 14)

6-“Ölüm ölüm dediğin nedir gülüm? Ben senin için yaşamayı göze almışım.” Polat Alemdar (yüzde 13)

7-“Devlet cinayet işlemez, idam eder.” Doğu Eşrefoğlu (yüzde 10)

DEVAMINI OKU >> Kurtlar Vadisi’nin En Unutulmaz Sözü…

Ali İtak - 17 Mayıs 2010

Tebrikler…

futbolun-efendisi-650043

-her-sey-hayal-gibi--650085

DEVAMINI OKU >> Şampiyon BURSASPOR…

Ali İtak - 12 Mayıs 2010

cubbeli-ahmet-hoca-dan-muridlerine-sitem-643689

ŞANLIURFA’ya, Eyüp Nebi Eğitim Kültür Yardımlaşma Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’nin davetlisi olarak gelen ‘Cübbeli Ahmet Hoca’ olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, düğün salonunda yaklaşık 500 kişiye hitap etti. İlginç vaazları ile kamuoyunun dikkatini çeken Cübbeli Ahmet Hoca’nın, 2 koruma eşliğinde düğün salonundaki gelin- damat masasında konuşma yapması dikkat çekti.

Şanlıurfa Eyüp Nebi Eğitim Kültür Yardımlaşma Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’nin davetlisi olarak kente gelen Ahmet Mahmut Ünlü cemaatle buluştu. Düğün salonunda 500 kişiye hitap eden Cübbeli Ahmet Hoca, salonun aşırı sıcak olması nedeniyle önce cübbesini çıkardı, ardından gelin ve damat masasına yörede ‘Zıbın’ olarak bilinen elbiseyle oturdu. Sağ ve solunda iki koruması bekleyen, masanın önüne konulan bir vantilatörle serinlemeye çalışan Cübbeli Ahmet Hoca, kendisini dinlemeye gelenleri iltifatlara boğarak zaman zaman güldü, bazen de güldürdü.

Hasta olduğu halde söz verdiği için kente geldiğini belirten Cübbeli Ahmet Hoca, kalabalığı görünce biraz iyileştiğini belirtti. Konuşması sırasında kendisini dinleyenlerin zaman zaman güldüren Cübbeli Ahmet şunları söyledi:

“Allah-u Teala bu mübarek şehir, bu mübarek diyar, enbiya, evliya merkezi Şanlıurfa’mızda bizleri bir araya getirdi. Benimde rahatsızlıklarım olduğu halde söz verdim daha önce. Allah bizi sözümüzde durmaya muvaffak etti. Şu anda şekerim 400’e yakın. Cebimde ilacım var, onu kullanıyorum. Ama Allah’ımız şekerimize zikzak oluyor. Yani ne tatlı yemişim, ne de bir şey yemişim, ama böyle bir rahatsızlık var. Allah hepimize maddi, manevi, hepimizin derdine devalar, hastalıklarımıza şifalar versin.”

Kendisini dinlemeye gelenlerin sayısının az olmasından yakınan Cübbeli Ahmet Hoca şöyle dedi:

“Şimdi biz duymadık, bilmedik ayaklarına yatmayın. Şimdi buraya bir türkücü gelseydi 20- 30 bin kişi toplanırdı. Benim gibi cübbeli, takkeli, irticacı, yobaz mağaradan çıkma gelirse az kişi gelir. İnsanlar hep böyledir. Din garip geldi, garip dönecek. Kaşıyanı kaşıyacaksın. Bu adamı kaşımazsan yazık olur, günah olur. Adam uyuz olmuş. Kaşıyorum bas bas bağırıyor. Bende bunu kaşımadım mı günah sayılır.”

Salonda cübbe, takke giymiş yaşlı ve gençlerin bulunduğu cemaate seslenen Cübbeli Ahmet Hoca, insanların televizyon başlarında diziden diziye filmden filme geçip zaman harcadıklarını belirterek, “Oturmuşlar televizyonların başına namaz yok, abdest yok, helal yok, haram yok, bu kanallar lazım mı diye bakan bile yok. Bunlar da güvence var. Sanki bize bir şey olmaz diyorlar.”

Cezaevinde yattığı yıllarda kendisine bir Urfalının sahip çıktığını esprili bir şekilde anlatan Cübbeli Ahmet Hoca, daha sonraki konuşmalarında Karadeniz’de içki içenlerin oranının yüksek olduğunu, kendisinin cennete giremeyeceği zaman Yahudileri cennete koymayacağını söyledi. Yaklaşık 2 saat süren konferansın ardından Cübbeli Ahmet Hoca, dinlenmek için otele geçti.

DEVAMINI OKU >> Cübbeli Ahmet Hoca’dan Sitem…

muratYedi ay lösemi tedavisi gördükten sonra geçen aralık ayında sağlığına kavuşan Murat Göğebakan, yeni albümü “Aşıklar Yolu”nu tanıttı. Geçirdiği lösemi hastalığından “gribal enfeksiyon” diye bahseden Göğebakan, 10 şarkının bulunduğu albümdeki sekiz şarkının kendisine ait olduğunu ve yaşanmış gerçek duyguları yazdığını söyledi.

Göğebakan şöyle konuştu: “Gribal enfeksiyon yüzünden uzun süre görüşememiştik. 208 günlük dönem içinde 50’ye yakın şarkı yaptım. Yazılan her söz gerçek ve yaşanmıştır. Sözlerde samimiyet, inanç ve aşk var. Gördüğüm bir rüya ile albüme “Aşıklar Yolu” ismini verdim. 12 yıllık eşi Sema Göğebakan tarafından ihanete uğradığı iddiasıyla boşanma davası açan Murat Göğebakan, ayrılıkla ilgili kendisine yöneltilen soruları da şöyle yanıtladı:

“Her ne olursa olsun 12 yıllık birliktelik var arada. Ben, o insanı çok sevdim. Ben, onun için bedeller ödedim. Ben sevdim ulan, Allah’ına kadar sevdim hem de; var mı ötesi? Hiç de pişman değilim, olmadım da olmam da… Çünkü o benim sevdiğimdi… Bu konuyla ilgili daha fazla konuşmak istemiyorum. Çünkü bir hanımefendiyi yıpratmak delikanlılığımıza yakışmaz!” Göğebakan, geceleri uyanıp, kalbinin üzerine soğuk su koyduğunu belirterek, Sema Hanım’a aşkının sürdüğünü ima etti. Sanatçı, “Aldatma konusundaki sorulara cevap vermeye gücüm yok. Varsa böyle bir şey, iki kişinin arasında kalmalı. Yargılamak Allah’a kalmış. Sevgim çok büyük. Belki o da hâlâ beni seviyordur…”

Sanatçı, sağlık durumuyla ilgili de şu açıklamayı yaptı: Geçen gün kontrole gittim. Birkaç saat uyuttular. 10 bin bakımına girdik. Rot balans temiz çıktı. İnşallah patoloji raporları da temiz çıkar. Allah izin verirse, 100 bine kadar devam edeceğiz.”

DEVAMINI OKU >> Murat Göğebakan; “Sevdiğim İçin Pişman Değilim…”

Ali İtak - 23 Nisan 2010

daumHollanda’nın “Blik op Nieuws” isimli internet sitesi ilginç bir iddia ortaya attı.

Site, sezon sonunda Daum-Koch ikilisinin Wolfsburg’un başına geçeceğini, sarı-lacivertlilerin ise teknik direktör olarak, Ajax’a bu sezon gol rekorları kırdıran Martin Jol ile anlaşacağını ileri sürdü.

Haber daha çok yeni olduğu için bu haberle ilgili daha Fenerbahçe Klübü yada Daum kanadından bir tepki gelmedi.


DEVAMINI OKU >> Daum, Wolfsburg’a Gidiyor Mu?

2010-04-22_23nisanFenerbahçe Spor Kulübü, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı bir dizi etkinlikle kutlamaya hazırlanıyor.

Dünden bu yana İstanbul’un çeşitli yerlerini yakından görme fırsatı bulan Muşlu öğrenciler, yarın Fenerbahçe Şükrü Saraşoğlu stadını ve müzeyi gezdikten sonra “Temsili bir Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu” oluşturmak için kulüp idari merkezimize geçecekler.

Muş’un Varto İlçesi Aşağı İçmeler A.Yılmaz İlköğretim Okulu’ndan gelen minik konuklar, yöneticilerin koltuklarına oturduktan sonra, temennilerini paylaşacaklar.

Muşlu misafirlerin ardından Kulübün resmi töreni için saat 13.00’de Dereağzı Lefter Küçükandonyadis Tesisleri’ne giderek, Fenerbahçe Koleji ve Sare Selahattin İlköğretim Okulu’ndan gelen arkadaşlarıyla birlikte Atatürk’ün dünya çocuklarına armağan ettiği bu önemli bayramı kutlayacaklar.

Fenerbahçe Spor Kulübü Kadın Kolları Kültür, Turizm ve Sanat Komitesi’nin katkılarıyla düzenlenecek program; koro performansı, ikramlar, çeşitli yarışmalar ve Fenerbahçe Koleji öğrencilerinin Sare Selahattin İlköğretim Okulu’ndan ve Muş’tan gelen arkadaşlarına rozet takdimi ile 15.30’da son bulacak.

Bayram kutlamalarının Dereağzı Lefter Küçükandonyadis Tesisleri bölümü tüm basın mensuplarına açıktır.

Bunun yanı sıra Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu, sabah 09:30 itibariyle, Kadıköy İlçe Milli Eğitim’in resmi törenine ev sahipliği yapacak; Samandıra Can Bartu Tesisleri’nde basına açık olarak 15:00’te gerçekleştirilecek antrenmanımıza ise Akşemsettin İlköğretim Okulu, Şehit Öğretmen Sevda Aydoğan İlköğretim Okulu ve Karlıtepe İlköğretim Okulu öğrencileri konuk olacak.

DEVAMINI OKU >> 23 Nisan’da Fenerbahçe Yönetimi Çocuklara Emanet…